(4721 S. K. m. 1, 2) (818 S. K. m. 18, 19)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15/5/2002 tarih ve 2001/365-2002/276 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya devredilen A.... bankası nezdinde açtırmış olduğu emeklilik gelir hesabından ödenen aylık gelirin çok düşük kaldığını, ekonomik şartlar dikkate alınarak aylık gelirin uyarlanması gerektiğini iddia ederek, aylık ödemenin en az 598 mark karşılığı olarak belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, haksız ve yersiz açılan davanın red edilmesini, talebin zaman aşımına uğradığını, davanın İstanbul Mahkemelerinde açılması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının aylığının dava tarihi olan 30/05/2001 tarihinden itibaren 185.262.036.- TL' sına yükseltilip, uyarlanmasına karar verildi.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sözleşme uyarınca davalıya bağlanan aylık gelirin uyarlanması istemine ilişkindir.
Sözleşme serbestisi ilkesinin hakim olduğu hukuk sistemlerinde kural olarak sözleymeye aynen uyulması esastır. Ancak sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan koşullar nedeniyle tarafların sözleşme ile yükümlendikleri edimler arasında dengenin aşırı ölçüde bozulması halinde hakimin sözleşmeye müdahalesi ile yeni koşullara uyulması imkanı da mevcuttur. Sözleşmenin dava yolu ile yeni koşullara uyarlanmasının ön şartı, hüküm tarihinde sözleşmenin ayakta olmasıdır. Somut olayda ise, temyiz dilekçesine ekli, davalı bankanın devredildiği T.C. Z... Bankası Yönetim Kurulunun 14/11/2001 tarihli kararına dayanılarak, Tasfiye Halindeki T. E... Bankası A.Ş. Tasfiye Kurulu tarafından verilen 28/12/2001 tarihli kararı ile dava aşamasında sözleşmenin fesih yoluyla ortadan kaldırıldığı ileri sürülmüştür. O halde mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek somut olayda uyarlama koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
bozma sebep ve şekline göre, sair temyiz itirazları incelenmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte yazılı nedenle sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy