(4603 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 17.04.2002 tarih ve 2002/76-213 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 499 sayılı Kanun gereğince oluşturulan Konut Fonu hesabına 23.01.1968 tarihinden 2225 DEM ve 7950 Avusturya Şilini yatırdığını, davalı bankanın taahhütlerine uymadığı gibi, yatırılan paralar karşılığında 3.869.143 lira ödeyebileceğini bildirdiği, müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek, (582.000.000) liranın en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, 499 sayılı Kanun uyarınca davacının gönderdiği dövizin TL'ye çevrilerek hesaba alacak kaydedildiğini, Hazine Müsteşarlığı'nın talimatları doğrultusunda faiz tahakkuk ettirilebileceğini, müvekkilinin kanuna aracılık etmesi nedeniyle taraf sıfatının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Dava ihbar olunan Hazine vekili, 499 sayılı Yasa'nın yürürlükten kalktığı tarihe kadar yürütülen faizlerin davalı bankaya aktarıldığı, bankaca sorulan görüş üzerine, hesaplara vadeli mevduata uygulanan faiz oranının tatbikinin gerektiğinin bildirildiği, davanın muhatabının banka olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, yanlar arasındaki umumi şartnamenin 6/6 maddesi uyarınca davalı bankanın gerekli uyarıyı davacıya yapmamış olması nedeniyle davacıyı parasını değerlendirme olanağından mahrum bıraktığı, bu nedenle davacı alacağına en yüksek mevduat faiz oranının tatbikinin gerektiği gerekçesiyle, (322.606.234) TL.nin reeskont oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın, davalı tarafından temyizi üzerine karar, dairemizin, 15.10.2001 gün ve 2001/4957 esas-7905 karar sayılı ilamı ile özetle, davalı banka tarafından gecikmeli de olsa ihbarın 30.10.1996 tarihinde yapıldığı, davacının bu tarihten sonra parası üzerinde tasarruf etme hakkı bulunduğu, bu tarihten sonrası için hesaba vadesiz mevduat faiz oranının tatbikinin gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile (98.558.635) TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek %80 ve değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 4743 sayılı Yasa'nın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, Emlak Bankası yargı harçlarından muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, 24.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy