(6762 S. K. m. 3) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.10.2001 tarih ve 2000/1214-1184 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı bulundukları aracın, müvekkili şirkete ait araca çarparak hasarlanmasına neden olduklarını ileri sürerek, (162.000.000) TL. alacağın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont (01.01.2000 tarihinden itibaren avans) oranında temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı İsviçre Sigorta A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı Kadir Demir duruşmadaki beyanında, kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu bildirmiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, kazanın oluşumunda 54 HE 166 plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, davalı kadir Demir ve İsviçre Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davaların reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile (145.000.000) TL. tazminatın yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı Türk Telekom A.Ş tacir olup TTK.nun 3. maddesi uyarınca bu müesseseyi ilgilendiren fiil ve işlerin ticari iş sayılmasına ve kaldı ki davalının da tacir olmasına ve ayrıca 3095 sayılı yasanın 2. maddesinin 3. fıkrasında arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizi, T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranına göre istenebileceği belirtilmiş olmasına göre, 4489 sayılı yasa ile yapılan değişikliklerde dikkate alınarak, olayda istem gibi, olay tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar reeskont, 1.1.2000 tarihinden itibaren avans oranında temerrüt faizine hükmetmek gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy