(1163 S. K. m. 99) (6762 S. K. m. 4, 5) (1086 S. K. m. 193)
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.10.2001 tarih ve 2001/601-772 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili olan aidat borcunun tahsili için girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili duruşmalara katılmış ancak bir savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davanın kooperatif faaliyetlerine ilişkin olması sebebiyle Kooperatif Yasası gereğince görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın talep halinde İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ile üyesi arasındaki aidat borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkindir. 1163 Sayılı Yasanın 99 ncu maddesinde bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı belirtilmesine karşılık, bu tür davalar mutlak ticari dava değildir. Bu nedenle, iş bölümü itirazı yapılmazsa 1163 sayılı Yasadan doğan uyuşmazlıklar, asliye hukuk mahkemesinde görülebilir. Ayrıca iş bölümü itirazı, on günlük cevap süresi içerisinde bildirilmesi gereken ilk itirazdır. Mahkeme'ce re'sen gönderme kararı verilemez. Bu açıklamalar dikkate alındığında, Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı teknik anlamda bir gönderme kararı olmayıp, bir nevi HUMK.nun 193 ncü maddesinin uygulanmasını gerektiren, temyizi kabil bir görevsizlik kararıdır. Bu itibarla, mahkemece, miktarı itibariyle davaya bakmaya görevli olduğu nazara alınarak uyuşmazlığın esası ile ilgili bir hüküm tesis edilmek gerekirken, 1163 sayılı Yasanın 99 ncu maddesine yanlış anlam verilerek, bu madde dayanak gösterilmek suretiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy