(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 10. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.05.2002 tarih ve 2001/671-2002/397 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.01.2003 günde davalılardan İsmail Demirtaş avukatı Ali Kılıç gelip, davacı ve diğer davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı araca davalılardan sahibi ve sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, 7.325.000.000 TL.sının faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ASKİ vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı hakkındaki hükmün onanması gerekmiştir.
2- Davalı İsmail'in temyizine gelince, bu davalı sürücü olduğunu, aracın ise fren tertibatındaki teknik arıza oluşması sonrası kaza yaptığını ve kendi kusurunun bulunmadığını savunmuştur. Olay sırasında davalı İsmail'in aracında bulunan ve tanık olarak polise ifade veren Cengiz'de bu savunmayı doğrular şekilde beyanda bulunmuştur. Öte yandan, davalı taraf aracının aynı olayda çarptığı bir başka araç sigortacısı tarafından açılan rücu davasında davalı araç sürücüsünün kusursuz bulunarak hakkındaki davanın reddine karar verildiği de anlaşılmaktadır.
Mahkemece açıklanan hususlar ve yargı uygulamasında birliğin sağlanması gerektiği ilkesi nazara alınmak suretiyle inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ASKİ vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı hakkındaki kararın ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı İsmail vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, 275.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin, Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalı İsmail Demirtaş vekiline verilmesine, 395.550.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davalı Aski'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden İsmail'e iadesine, 30.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy