(6762 S. K. m. 1336)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 15. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.06.2002 gün ve 2001/715-2002/454 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.01.2003 günde davacı avukatı Ayhan Yüksel ile davalı avukatı Necmi Kuzucu gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunarak incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya Daimi Tam Maluliyet Klozlu Hayat Sigortası yaptırdığını, poliçe süresi içinde tam maluliyet rizikosunun gerçekleştiğini, buna karşın davalıca poliçe özel şartlarındaki koşulların gerçekleşmediği neden gösterilip, sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, toplam (25.442.436.000)TL. sigorta bedeli alacağından şimdilik (100.000.000)TL.'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının poliçe özel şartlarında ön görülen tam maluliyet durumunun gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, davacının işyerinin değişmediği, aldığı ücret azalmakla birlikte devam ettiği, altı ay kesintisiz çalışmama koşulunun gerçekleşmediği, TTK. nun 1336/1-2 maddesi hükümleri uyarınca yasaya aykırı olmayan poliçe genel ve özel şartlarının geçerli kabul edildiğinden özel şartlardaki ve buna göre davacının tam maluliyet durumunun mevcut olmadığı tespit edildiğinden tazminat isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıda ki açıklamalardan da anlaşılabileceği üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, hayat sigortası poliçesine bağlı Daimi Tam maluliyet Klozunun yorumundan kaynaklanmaktadır.
Davanın hukuki dayanağını oluşturan Kar Paylı Hayat Sigortası Poliçesi'ne eklenen klozla daimi tam maluliyet hali de özel koşullar çerçevesinde sigorta teminatı altına alınmıştır. Anılan klozda Hastalık Nedeniyle Daimi Tam Maluliyet Tanımı başlığı altında bu riziko, sigortalının herhangi bir meslek veya işi ifa etmesini ve ücret veya kar için herhangi bir iş yapmasını tamamen engelleyen ve en az altı ay süreyle kesintisiz devam eden ve bu sürenin sonunda da iyileşme ümidi bulunmayan bir hastalık hali olarak belirlenmiş bulunmaktadır. Bu kloz dar kapsamlı bir maluliyet klozu olup, bir özel şart olarak kanuna aykırılığından söz edilemez.
Davacı dosyası içindeki sağlık kurulu raporu, ilgili kurum kararları ve yazışmalarından davacının Hipertrofik Kardiyomyopati tanısı ile çalışma gücünü %70 oranında kaybettiği ve bu sebeple de çalıştığı kurumda daha az bir ücretle de olsa bir başka bölümde hafif işte çalıştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu halde metni yukarıya alınan kloz anlamında bir rizikonun oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafın, bu kloz kapsamında bir rizikonun oluşamayacağı, yalnızca bir muhal riziko tanımı olduğu iddiası ise, kişinin bir hastalık sebebiyle tam maluliyete dayalı olarak çalışamaz hale gelmesi ve bu sebeple hiçbir gelir elde edememesi hali özellikle ülkemizde gerçekleşmesi muhtemel bir riziko olması itibariyle, buna yönelik temyiz itirazı da yerinde görülmediğinden bütün temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazların reddi ile hükmün ONANMASINA, 275.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin, Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 inci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.920.000 TL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 31.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy