(818 S. K. m. 355) (5846 S. K. m. 1) (556 S. KHK. m. 8, 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.07.2002 tarih ve 2001/1167-2002/463 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait amblem-logonun 1993 yılında davalıya teslim edildiğini, davalının FSEK. hükümlerine göre müvekkilinin hak sahibi olduğu amblem-logo'yu izin almaksızın 36 ayrı marka olarak tescil için TPE'ye başvurduğunu, davalı hakkında FSEK.den doğan hakları için aynı mahkemede 2001/891 esas sayılı dava açıldığını ve bu dava ile 556 sayılı KHK.nin 8/5 ve 42/6 maddeleri uyarınca başvurusu yapılan işlemi süren markaların hükümsüzlüğünün talep edildiğini ileri sürerek, marka başvurularının ve işlem gören markaların hükümsüzlüğüne, dava sonuna kadar markaların tescilinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hükümsüzlük davası açabilme koşulu olan hak sahipliği şartının gerçekleşmediğini, başvurusu yapılan markaların bir kısmında amblem-logonun yer almadığını, müvekkilinin markalarında yer alan amblem-logonun FSEK. bakımından eser niteliğinde olmadığını, BK. 355 vd. maddeleri uyarınca sahibinin müvekkili olduğunu, davalı ile yapılan sözleşme tarihinde yürürlükte olan FSEK. 1. madde hükmü uyarınca estetik değere sahip olmadığını, sipariş ile imal edildiğini, mülkiyet hakkına sahip olunan logonun marka olarak tescilinde usulsüzlük bulunmadığını, davacının açtığı 2001/891 E. sayılı dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, dava dilekçesi ile 36 adet başvuru ile ilgili talepte bulunulduğunu halde 25.02.2002 tarihli dilekçe ile 13 adet markaya indirgendiği, söz konusu marka başvurularının henüz tescil edilmediği ve inceleme aşamasında bulunduğu, ortada henüz 556 sayılı KHK'nin 1. maddesi anlamında tescil edilmiş marka bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.920.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy