(1163 S. K. m. 16)
Taraflar arasında görülen davada Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26/04/2002 tarih ve 2002/73-2002/420 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı kooperatifin ortağı olduğunu, verilen ihraç kararını iptal ettirmiş bulunmasına rağmen davalı kooperatifin kendisini kura çekimine dahil etmediğini, konut vermediğini ileri sürerek, konut dağıtımına ilişkin genel kurulun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ödemede bulunmaması nedeniyle ihraç edildiğini, mahkemece ihracın iptaline ilişkin kararın henüz kesinleşmediğini, davacının davranışlarının korunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının açtığı dava nedeniyle verilen ihraç kararının iptali kararının henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle davacının dava tarihinde kooperatif üyesi olmadığı, bu nedenle ihraç kararının iptalini isteme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir
Dava, davalı kooperatifin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 3476 S.K. ile değişik 16/son maddesine göre haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder. Bir başka deyişle hakkında çıkarma kararı henüz kesinleşmemiş olan ortak, diğer ortaklarla eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir.
Bu durumda somut olayda hakkındaki ihraç kararı henüz kesinleşmemiş olan davacının bu davayı açma hak ve yetkisine sahip olduğu açıktır. O halde mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/03/2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy