(2004 S. K. m 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.06.2002 tarih ve 2001/331-2002/474 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.01.2003 günde davalı avukatı Ali Gözel geldi, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin eski yöneticisi olan davalının kooperatif ilzam etmeyen tek imza ile düzenlediği bonoyu dava dışı Reşat Ergün'e verdiğini, Reşat'ın bonoyu davalı aleyhine takibe koyup bedelini tahsil ettiğini, davalının anılan borç için müvekkilinin aleyhine rücuen tahsil amacıyla icra takibine giriştiğini, takibe süresinde itiraz edilmediğini, davalının ödediği borcun dayanağı olan bononun müvekkilini bağlayıcı çift imza taşımadığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadıklarının saptanarak %40 haksız takip tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, bononun kooperatif inşaatlarının kalıp çakan Reşat Engün'ün alacağı için kooperatif adına düzenlenip verildiğini, bu davada davacının alacaklıdan bir hizmet almadığını kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddi ile %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının aleyhine dava dışı Reşat Ergün tarafından girişilen icra takibine konu bononun kooperatifi tek başına temsil ve ilzam yetkisi bulunmayan davalı tarafından imzalanıp verildiği, kooperatif açısından bağlayıcı çift imzası içermeyen bono borcunu ödemesi nedeniyle kooperatife rücu hakkı bulunmadığı, bononun dava dışı Reşat Ergün'e verilmesine ilişkin kooperatif organı kararları olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK. nun 72. maddesinde düzenlenen borçlu olmadığının saptanması istemine ilişkindir. Borçlu kooperatif aleyhine girişilen icra takibine dayanak olarak, kooperatifin borcu için alacaklı davalının imzasını taşıyan bono bedelinin bono hamiline ödendiği ve kefaleten yapılan bu ödemenin gerçek borçlu olan kooperatiften rücuen tahsili istemiştir.
Davalı İbrahim, kooperatifin eski yöneticisi olup, davaya yanıt dilekçesinde borcun konusunu oluşturan bononun, dava dışı alacaklı tarafından kooperatife ait inşaatlarda yapılan bir kısım iş bedeline karşılık kooperatif borçlu gösterilerek tek imza ile düzenlendiğini, bono bedelinin kendisinden tahsil edildiğini, kooperatifin, inşaat işlerini yaptırmış olması nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini savunmuştur. Mahkeme ise, salt bononun kooperatifi temsil ve ilzama yetkili iki yöneticinin imzasını taşımadığı gerekçe gösterilerek dava kabul edilmiş ve kooperatifin bono bedelini ödeyen davalıya borçlu olmadığının saptanmasına karar verilmiştir.
Usul hükümlerine göre, mahkeme her iki tarafın iddia, savunma ve delillerine göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki niteliğini kendisi belirlemelidir. Somut olayda davacı kooperatif vekili, bononun tek imzalı olması nedeniyle kooperatif açısından sonuç doğurmayacağını ileri sürmüş, davalı ise bononun kooperatife yapılan işler karşılığı alacaklıya verildiğini savunmuştur. Ortada kooperatif kaşesini taşıyan bir bono söz konusu olup, davalı tarafından tek imza atılarak düzenlendiği konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, kooperatifin bono alacaklısı Reşat Ergün'den inşaatlarda bir kısım hizmet alıp almadığı noktasındadır. O halde, mahkemece bono alacaklısı Reşat Ergan'den herhangi bir hizmet alıp almadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi, diğer bir değişle kooperatifin bedelini ödemeden herhangi bir hizmet almak suretiyle nedensiz zenginleşmesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir iken hukuki tavzifte hataya düşülerek salt bononun çift imza içermemesi gerekçe gösterilerek eksik inceleme sonucu karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 275.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin, Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacı vekilinden alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy