(1163 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Alanya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.01.2002 tarih ve 2000/575-2002/10 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.01.2003 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı, üyesi olduğu kooperatifin 24.06.2000 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına çağrılmadığını, genel kurulda kooperatife ait satış yerinin ücretsiz ve süresiz olarak kooperatif ile ilgisi olmayan sadece bir kısım yönetim yandaşlarının hizmetlerini gören Murat Tüzemen adlı şahsa işletme hakkı verildiğini, kararın gündeme bağlılık ilkesine ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gibi, önceki genel kurulda seçilen yönetimin istifa etmiş olmasına rağmen yeni yönetimin seçilmediğini, bu yüzden kooperatifin organsız kaldığını, başlangıçta yapı kooperatifi olarak kurulan kooperatifin konutları tamamlamasından itibaren 6 ay içinde işletme kooperatifine dönüştürülmediğini ileri sürerek, genel kurul kararının iptali ve kooperatifin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, Kooperatifler Kanunu'nun 1988 yılında geçici 3. madde ile öngörülen 2 yıllık sürede anasözleşme değişikliği yapılarak işletme kooperatifine dönüştürüldüğünü, kâr amacı gütmeyen kooperatifin aldığı genel kurul kararının usulsüz olmadığı gibi, daha sonra yapılan 7.3.2001 tarihli genel kurulda da aynı konunun yeniden görüşülüp karara bağlandığından eski kararın iptalin hukuken bir yarar kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, kooperatifin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 6.10.1988 tarihinde 3476 sayılı yasa ile yapılan değişiklik uyarınca 2 yıllık ek sürede anasözleşme değişikliği yaparak işletme kooperatifini dönüştüğü, bu nedenle fesih isteminin yerinde olmadığı, ayrıca kooperatifin feshini gerektirecek bir zararının olmadığı, kaldı ki bu yöndeki iddianın sonradan ileri sürüldüğü ve usulüne uygun ıslah şeklinde getirilmediğinden uygun görülmediği, iptali istenen genel kurulda alınan kararın daha sonraki genel kurulda da yeniden karar altına alındığı, bunun da başlı başına fesih nedeni oluşmadığı gerekçesiyle red kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Murat Tüzemen isimli kişi hakkında alınan ve bu dava iptali istenenler arasında sayılan kararın daha sonraki 7.7.2001 günlü genel kurulda yeniden karara bağlanmış bulunması karşısında ve ayrıca davalı kooperatifin 3478 sayılı yasada öngörülen iki yıllık intibak süresi içinde intibak işlemlerini yapmış olmasına göre davacı vekilinin kooperatifin fesih ve tasfiyesine yönelik karara ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davada davalı kooperatifin 14.6.2000 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı ve bu toplantıda alınan kararların iptali de istenmiş bulunmaktadır.
Davacı taraf iptal istemlerinden bir kısmını kooperatifin dava konusu yapılan 14.6.2000 günlü genel kurul toplantısına usulünce çağrılmamış olmasına, yani 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53 ncü maddesine aykırılık iddiasına dayandırdığı halde, mahkeme karar gerekçesinde bu konuda hiçbir değerlendirilme yapılmamıştır. Zira, genel kurulda alınan kararlar sadece kooperatife ait dükkan ve kafeteryanın kiraya verilmesi değil, olağan bir genel kurulda alınması gereken bilanço, kâr ve zarar hesaplarının kabul ile denetim ve yönetim kurullarının ibralarını da kapsamaktadır. Kararın bu yönü ile eksik incelemeye dayalı olmakla bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, taraflar duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy