(6762 S. K. m. 1297) (Kasko Sigortası Genel Şartları B.3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.06.2002 gün ve 1998/646 - 2002/260 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete kasko sigorta poliçesiyle sigortalı aracının 08.03.1998'de çalındığını, davalının poliçe teminatını ödenmediğini ileri sürerek 4.835.000.000 TL'nın 07.04.1998 gününden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ilişkin aracın acenta tarafından görülmeden sigortalandığını riziko gerçekleştikten sonra poliçe düzenlenmesi ihtimalinin yüksek olduğunu, poliçenin mebdeinden itibaren iptal edildiğini, hiç prim ödenmediğinden müvekkilinin sorumluluğunun başlamadığını, reeskont faizi istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, riziko tarihi itibariyle primin ilk taksidinin tahsil edildiğini ve sigortacının sorumluluğunun başlayıp poliçenin yürürlükte olduğu, daha sonra davalının hiç prim tahsil etmemiş gibi, poliçeyi mebdeinden itibaren iptale almasının sorumluluğunu kaldırmayacağı, o tarihte yürürlükte olan TTK 1297. maddesi hükmüne göre 15.gün teminatı durdurup 30 tarih olan 30.01.1998'de poliçeyi iptal etmeyip yürürlükte tutulması ve prim tahsil etmeye devam etmesi sebebiyle ihbarsız fesih hükmünden yararlanamayacağı poliçe şartlarına göre davalının 24.04.1998'de temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüyle 4.835.000.000 TL'nin 24.04.1998 gününden itibaren 31.12.1999 gününe kadar %80 reeskont ve 01.01.2000'den itibaren %70 avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıda bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Sigortalı aracın çalınması halinde Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.4. maddesine göre sigortacının sigorta poliçesinde belirlenen azami sorumluluk sınırını geçmemek üzere aracın çalınma (riziko) günündeki gerçek değerinin tazmin edilmesi gerekir. Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılarak gerçek zarar miktarı tespit edilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bentte açıklanan nedenlere, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 no.lu bentte belirtilen sebeplerle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy