(1163 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Osmaniye Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 2.4.2001 tarih ve 1999/940-2001/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatifin ortağı olduğunu, akçalı yükümlülükleri yerine getirmedikleri gerekçesiyle kooperatif ortaklığından ihraç edildiğini oysa, ihraç kararından önce ödemediği borç miktarının bildirilmeyerek oyalandığını ileri sürerek, yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı olarak verilen ihraç kararının iptalini ve üyeliğinin sona ermiş olması halinde yatırmış olduğu aidatların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın 3 aylık hak düşürücü sürede açılmadığı gibi ihraç kararlarının da yasa ve ana sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 26.11.1998 tarihinde yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan ihraç kararına karşı yasal sürede genel kurula itiraz ettiği, genel kurulda tüm borçlarını 15.3.1999 tarihine kadar ödemesi kaydıyla ortaklığa kabulü yönünde 13.2.1999 günlü genel kurulda karar alındığı, bu kararın akabinde yönetim kurulunca 6.4.1999 tarihinde borcun ödenmesi için ek süre tayin edildiği halde kararın davacıya 17.4.1999 tarihinde tebliğ edildiği, davacının ek süre zarfında da borcunu ödemediği, genel kurulca verilen sürenin bir lütuf olduğu, yönetim kurulunun aldığı kararın yeniden 3 aylık süre verildiği şeklinde yorumlanamayacağı, bu durumda davacının davasını 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığını, bir an için yönetim kurulunun 13.7.1999 tarihli kararının ihraç kararı kabul edilse dahi bu kararın usulüne uygun tebliğ edildiği 27.7.1999 tarihinden 3 ay sonra davanın açıldığı gerekçesiyle ihraç kararının iptali davasının reddine, aidatın iadesine dair davanın ise HUMK. 45-48.maddeleri uyarınca bu davadan ayrılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy