(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.04.2002 gün ve 2000/413 - 2002/191 s. kararın Yargıtayca tetkiki duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.02.2002 günde davacı avukatı Hacı Kara ile davalı avukatı Efrail Aydemir ve Av. Ziver Ayhan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunarak incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin taşıma rizikolarına karşı sigorta örtüsüne aldığı müvekkilinin ithal ettiği sıcak haddelenmiş çelik sac emtiasının taşıma sırasında korozyona maruz kalarak kullanılamaz hale geldiğini, ancak, davalının poliçe ile teminat altına aldığı zararı ödemediğini ileri sürerek, 268.828 USD alacağın hasar gününden itibaren döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, emtianın tahliyesi sırasında hasarlı olduğuna ait herhangi bir tutanak düzenlenmediğini, bu sebeple müvekkilince verilen teminatın tahliye ile sona erdiğini, davacının süresinde hasar ihbarı yapmayarak müvekkilinin taşıyana rücu hakkını engellediğini, eksper raporu ile de zararın taşıma sırasında oluşmadığının belirlendiğini, istenen tazminatın abartılı olduğunu, döviz olarak talepte bulunulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre hasarın deniz suyundan kaynaklandığı, konşimento kayıtları itibariyle çelik ruloların gemiye yüklenmeden önce deniz suyuna maruz kaldıklarını söylemenin mümkün olmadığı, bu konuda kanıt yükünün davalı sigorta şirketine düştüğü ancak, davalı şirket tarafından hasarın yüklemeden önce mevcut olduğuna ait kanıt sunulmadığı, bu sebeple zararın taşıma sırasında oluştuğunun kabulü gerektiği, poliçede güvencenin Türk Lirası olarak gösterildiği gibi priminde TL olarak ödendiği gerekçesiyle, 124.554.195.444.-TL.nın hasar ihbar gününden itibaren reeskont/avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına ve temerrüt faizine hükmedilen gün itibariyle mevzuat gereğince hem reeskont hem de avans faiz oranlarının temerrüt faizinin hesaplanmasında dikkate alınması gerekmekte olmasına ve bu hususun kararın icraen infazı sırasında değerlendirilmesinin mümkün bulunmasına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 inci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6.725.926.554.-lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 18.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy