(6762 S. K. m. 56, 57)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2.Ticaret Mahkemesince verilen 9.11.2001 tarih ve 2001/403-654 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin Jede marka kahve makinalarının ve kartuşlu içeceklerinin Türkiye Distribütörü olduğunu, davalının İstanbul ili yetkili satıcısı olduğunu, davalının makineler üzerindeki markaları silerek başka bir marka adı altında satış yaparak hem satıcılık sözleşmesine aykırılıkta bulunduğunu, hem de haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, sözleşmeden doğan tazminatlar ile haksız rekabet nedeniyle uğranılan zarar karşılığı 50.000.000.000.TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davacının markaya dayalı bir hakkının bulunmadığını, haksız rekabet davası açamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davanın Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundan doğan alacak davası olduğu, bu tür davalara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin bakması gerektiği sonucuna varılarak, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Kararı davalı temsilcisi etmiştir.
Dava, satıcılık sözleşmesine aykırılık ve haksız rekabet nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, Türkiye Distribütörü oldukları kahve makinelerinin İstanbul ilindeki tek satıcısının yapılan sözleşme uyarınca davalı şirket olduğunu, davalının kahve makinelerinin üzerindeki isimleri silerek başka isim altında satmak suretiyle hem satıcılık sözleşmesine aykırı davrandığını, hem de, haksız rekabette bulunduğunu ileri sürmüştür. Davacının anlatımlarından olaya uygulanması gereken kanun hükümlerinin T.T.K.nun 56 vd. maddelerinde yer alan haksız rekabet hükümleri ile Borçlar Kanunu hükümleri olup, davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesini gerektirecek Markalar Kanununa veya Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa dayalı bir talep bulunmamaktadır. O halde mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundan kaynaklandığının kabulü ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı temsilcisinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy