(554 S. KHK. m. 6, 7, 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.06.2001 tarih ve 2001/482-93 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.04.2002 günde davalı-karşı davacı avukatı Hakan Akdağ ile davacı-karşı davalı avukatı Hatice Çilenger gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının Türkiye'de ve dünyada çok eskiden beri üretilen su test pompası konusunda aldığı endüstriyel tasarım tescil belgesine dayanarak müvekkilinin anılan ürünü imal faaliyetini önlemek istediğini, oysa tasarımın 554 sayılı KHK.nun 6 ve 7. maddeleri ile öngörülen yenilik ve ayırtedicilik özelliği bulunmadığını ileri sürerek, davalının tasarım belgesinin iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş; karşılık davada ise 554 sayılı KHK.nun 17. maddesine dayanılarak davacı ve karşılık davalı eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitini, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlar, tasarım belgelerine ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı ve karşılık davacıya ait tescilli endüstriyel tasarımın daha önce kamuya sunulmamış olma, özgün ve ayırtedici nitelikte yenilik taşıyan bir tasarım olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalıya ait tasarım tescilinin iptaline, karşılık davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı (K.davacı) vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.960.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 250.000.000 lira vekillik ücretinin davalı karşı-davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, 18.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy