(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 8.11.2001 tarih ve 1999/1399-2001/995 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın kredili müşterisi olduğunu, davalıların 20.10.1998-20.10.1999 dönemi için kredi hesabına toplam 1.057.880.000 TL sigorta primi tahakkuk ettirdiklerini, müvekkilinin bu işlemlerde onay ve bilgisinin alınmadığını, davalılarca çok yüksek bedelli yangın sigortası yapılmasının yasal bir dayanağı olmadığını ileri sürerek 1998-1999 dönemi için 300.000.000 TL sigorta prim borcu dışında müvekkilinin borcunun bulunmadığının tespiti ile 757.880.000 TL borç ile bu kısma yürütülen faizin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacıya ait sigortalı seranın bulunduğu taşınmazın kredi alınırken diğer bazı taşınmazlarla birlikte banka lehine ipotek ettirildiğini, kredi sözleşmesinin 11. maddesinin verdiği yetkiyle ürünler ve seranın Başak Sigorta A.Ş. ne sigorta ettirildiğini, sigortanın davacının bilgisi ve sözleşme ile verdiği yetkiyle gerçekleştirildiğini, primlerin sigorta şirketince belirlendiğini bu nedenle de husumetin bankaya yöneltilmesinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı sigorta vekili, davacının sahibi olduğu sera ile serada bulunan emtiaya dolu ve yangın rizikoları ile seylap ve yangın rizikoları için teminatlar verildiğini, poliçe genel şartlarına göre seylap teminatının yangın teminatından ayrı olarak tek başına verilemediğinden yangın poliçesine ek olarak verildiğini, 7397 sayılı Murakabe Kanunu'na göre, Mayıs 1990 tarihinden itibaren Hayat Sigortaları ile süresi 1 yılı aşan sağlık sigortaları dışında kalan sigorta sözleşmelerinde uygulanacak tarifelerin sigorta şirketleri tarafından serbestçe düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy