(818 S. K. m. 60)
Dava: Taraflar arasında görülen davada E. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 20.5.2003 tarih ve 2002/1185-2003/116 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ruhsatlı maden sahasından davalının 3.935.988 m3 kaçak pamza taşı çıkararak otoyol yapımında dolgu malzemesi olarak kullandığını, bu yer için 11.6.1991 tarihli taş ocağı ruhsatı alarak durumunu meşrulaştırmaya çalıştığını, oysa müvekkilinin 23.1.1991 tarihli maden ruhsatı başvurusunun öncelik hakkı verdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.000.000.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, birleştirilen davada da fazlaya ilişen 375.376.353.548 TL'nin yazsal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl davaya cevabında, davanın zamanaşımına uğradığını, iddia edilen yerde maden bulunmadığını savunuş, birleştirilen davaya verdiği cevabında ise, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin eyleminin hukuka aykırı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 50.000.000.000 TL'nin dava tarihi olan 14.12.1995, 256.581.563.385 TL'nin dava tarihi olan 10.2.2000 tarihinden geçerli olmak üzere yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına fazlaya ilişkin talep reddine dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizce, taraf vekillerinin asıl davaya ilişen tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı vekilinin ek davaya karşı ileri sürdüğü zamanaşımı def'inin hangi esas ve nedeniyle reddedildiğinin karar yerinde tartışılmaması nedeniyle yapılan bozma sonucu mahkemece bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonucu mahkemece, sürenin başlangıcının haksız fiilin vuku tarihi olduğu, asıl davanın 14.12.1995 tarihinde açıldığı, davacının fiili ve faili en geç bu tarihte öğrendiği, bu durumda ek davanın bu tarihten itibaren 1 yıllık süre içinde açılması gerektiği, ancak davacının ek davayı 1 yıllık süre geçtikten sonra 10.2.2000 tarihinde açtığı gerekçesiyle davacının ek davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve birleşen davanın da ceza davasının sonuçlanmasından sonra açılmış bulunmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.200.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy