(818 S. K. m. 96) (1086 S. K. m. 5, 491)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.09.2002 tarih ve 2001/1690 - 2002/1059 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin imalatçısı olduğu emtianın, davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında alıcısına eksik teslim edildiğini, teslim edilen emtianın da diğer emtianın bütünleyicisi olduğundan hiç değerlendirilemediğini, bu olay nedeniyle müvekkilinin toplam (39.973.50) İngiliz Sterlini zarara uğradığını ileri sürerek, anılan meblağın karar tarihindeki kur karşılığının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının 25.04.2002 tarihli oturuma gelmediği, bu tarihten sonra da davayı izlemediği, 23.09.2002 tarihli oturuma da katılmadığından 25.04.2002 tarihinden geçerli olmak üzere dosyanın izlenmediği gerekçesiyle HUMK'nun 409/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
HUMK'nun 409/1 ve 5.maddelerine göre, oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. Somut olayda, 25.04.2002 tarihli oturumda davacı vekili gelmemiş, hazır bulunan davalı vekili davayı izlediğini beyan etmiştir. Mahkemece, bunun üzerine, eksik hususların giderilmesi için ara kararı tesis edilmiştir. Davalı vekili davayı takip edeceğini bildirdiğine göre davanın takip edilmediğinden bahsedilemez. Artık dava, bir sonraki oturuma kadar taraflarca takip edilen bir davadır. 23.09.2002 tarihli oturumda ise davacı vekilinin oturuma gelmemesi ve davalı vekilinin de davayı takip etmeyeceğini bildirmesi üzerine mahkemece, 25.04.2002 tarihli oturumdan itibaren davanı izlenmemesi ve üç aylık sürenin de geçmesi nedeniyle HUMK'nun 409/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, 23.09.2002 tarihli celsede dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, davacının elinden davanın yenilenmesi imkanının da alınmış olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy