(6762 S. K. m.1301) (2918 S. K. m.91)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.05.2003 tarih ve 2002/1814 - 2003/796 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuan tahsili istemine ilişkindir. Yabancı plakalı motorlu araçların, şayet milletlerarası geçerli olup Türkiye'de de kabul edilen sigortaları varsa, bunların sigorta yaptırmalarına gerek olmaksızın araçlarının neden olacağı zararlar zorunlu trafik sigorta güvencesinde olacaktır. Şayet böyle bir sigortası yoksa, Karayolları Trafik Kanunu'nun 91 nci maddesi uyarınca bu araçlar için Türkiye sınırlarına girişlerinde zorunlu trafik sigorta sözleşmesi yapılacaktır.
Ülkemizin de üyesi bulunduğu Avrupa Konseyi mensuplarının 20 Nisan 1959 tarihinde Strasburg şehrinde imzaladıkları "Beynelmilel Mecburi Mes'uliyet Sigortası İhdası" ile ilgili anlaşma uyarınca kurulup "Yeşil Kart Sistemi"ne göre faaliyette bulanan davalı "Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Motorlu Taşıt Bürosu"nun sorumluluğunun, Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/3 ncü maddesinde sözü edilen "yabancı plakalı" taşıtlarla ilgili milletlerarası anlaşma, diğer bir deyişle "yeşil kart sistemi" hükümlerine göre çözümlenmesi gerekirken, mahkemece bu hususta hiçbir inceleme yapılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve kapsamına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy