(6762 S. K. m.1301, 1299, 1292) (2918 S. K. m.98, 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.04.2003 tarih ve 2002/875 - 2003/351 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortanın, TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı olarak, davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonunda, mahkemece, davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar vermeye yer olmadığına, temerrüt faizinin tahsiline dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu meblağ, davalılardan sigorta tarafından yargılama sırasında, ödenmiş olup, mahkemece, temerrüt faizine hükmedilmiş ise de, temerrüt faizinin başlangıç tarihlerinde, dolayısıyla hükmedilen miktarda hata yapılmıştır.
Mahkemece, davalılardan sigorta yönüyle, TTK.nun 1299/1 nci maddesi yollamasıyla aynı kanunun 1292/1, 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1 nci maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın 12 nci maddesi dikkate alınarak, sürücü-malik konumundaki diğer davalılar bakımından ise, davacının selefine 16.07.2001 tarihinde yaptığı ödemeden yargılama sırasında yapılan ödeme tarihine kadar işleyen temerrüt faizi miktarı belirlenmek gerekirken, yazılı miktar üzerinden hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, müteselsilen tahsil talebi var iken, kısa ve gerekçeli kararda temerrüt faizi, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline şeklinde tesis edilen hükümde, "müteselsilen" ibaresine yer verilmemesi de isabetsiz bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle,temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy