(6762 S. K. m. 20/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 6.2.2003 tarih ve 1999/1049-2003/62 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 1.6.2004 günde davacı avukatı Akın Çamoğlu ile davalı avukatı Mehmet Yüce Yıldız gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin yıllardır kargo işini davalı şirkete verdiğini, davalı çalışanlarınca müvekkili şirketin bazı elemanları ile işbirliği yapılarak hayali hizmetlere dayalı faturalar düzenlenerek müvekkilinden haksız tahsilatta bulunulduğunun saptandığını ileri sürerek, ( 14.422.990.195 ) TL'nin reeskont faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın bir yıllık zamanaşımına uğradığını müvekkilinin eski çalışanlarının bir kısım basılı evrakı çalarak davacı adına fatura düzenleyerek tahsilat yapmış olabileceklerini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, ilgili derdest ceza dava dosyası kapsamına, tanık anlatımlarına ve davacı ticari defterleri üzerindeki bilirkişi incelemesi sonucuna dayanılarak, davalının gerçek olmayan kargo bedeli tahsilatının ( 14.190.276.700 ) TL olduğu, bu bedelleri fiilen tahsil etmediğini savunarak davalı tarafça üç ara kararı ile tanınan sürelerde ticari defterlerini ibraz etmediği, bu faturaların şirket eski elemanlarınca çalındığı savunmasının basiretli tacirden beklenemeyecek bir durum olduğundan yerinde görülmediği, gerçeği yansıtmayan faturalarla kendisinden tahsilatta bulunulan davacının müterafik kusurunun olmadığı ve zamanaşımı definin dayanaksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve haksız eyleme ilişkin özel zamanaşımı süresi dolmadan dava açıldığı gibi, esasen uzamış ceza zamanaşımının gerekli olması nedeniyle davalı tarafın zamanaşımı def'inin yerinde görülmemesi karşısında davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, hayali taşma işlemlerinin bir yılı aşkın süreye yayılmış olmasına karşın davacının basiretli bir tacir özen ve duyarlılığı ile davalı adına yapılan tahsilatın ilişkin bulunduğu taşımalarının gereklilik ve gerçekliğini gereğince kontrol etmemesinin, ödemeyi yapan çalışanları seçmedeki özensizliğinin zararın niceliğinin artmasındaki rolünün ve işlemlerin toplam hacmi nedeniyle davalıya yapılan taşıma hizmeti ödemelerinin orantısızlığını makul bir sürede fark etmemesi gibi somut olguların davacının müterafik kusurunu doğurduğunun gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu yön bakımından davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 3.6.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy