(2577 S. K. m.2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 11. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.03.2003 tarih ve 2002/987 - 2003/184 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalı dairenin davalı Belediye'nin sokağın şebeke suyunun yeni kaynaktan verilmesi ile meydana gelen basınç artışının ana yolda birkaç noktada boru patlamasına yol açması ve aynı sebeple komşu binanın su girişi ile su saati arasındaki borulardan akan suların daireye dolması nedeniyle hasarlandığını, sigortalılarına ödedikleri bedelin tahsili için yapılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, % 40 icra-inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, idarenin vermiş olduğu zararlar nedeniyle görevin idari yargıya ait olduğunu, ikametgah mahkemesi olarak da Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından davanın hizmet kusuruna dayanması nedeniyle idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, İzmir İdare Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı vekili, Yangın Sigorta poliçesi ile sigortalı dairede oluşan hasar bedelinin rücuen tazmini istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptalini istemiştir. 11.2.1959 gün 17 Esas 15 Karar sayılı İçtihatı Birleştirme Kararına göre Devlet Karayolları veya Su İşleri Genel Müdürlükleri, Belediyeler veya Özel İdareler gibi kamu kurumlarının verdikleri kararlar sonunda plan ve projelere uygun olmak üzere tesisler yaptırmış olmaları veya bu tesisleri kullanmış bulunmaları yahut onlara bakım nedeniyle kişilerin uğramış oldukları zararların tazminine ilişkin davalarda idari yargı görevlidir. Davaya konu edilen zarar, şebeke suyunun yeni kaynaktan verilmesi ile meydana gelen basınç artışının borularda patlamaya neden olması ve binaya su girmesi nedeniyle doğmuştur. O halde, bu davaya konu edilen zararın ödetilmesi için açılan davaya bakma görevi idari yargı yerine aittir. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden açılan davaların ise, İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2'nci maddesi hükmü uyarınca idare aleyhine tam yargı davası olarak açılması gerekmektedir. Mahkemece, hizmet kusuruna dayanarak açılan işbu itirazın iptali davasının bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığını karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy