(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.10.2002 tarih ve 2002/645 - 2002/1187 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının dava dışı S.S. Güventur Yapı Kooperatifinin başkanı olduğu dönemde, müvekkilinden tapu tahsis işlemleri için makbuz karşılığı 75.000.000.-TL aldığını, bu parayı davalının kooperatif kayıtlarına aktarmadığı gibi, tapu tahsis işlemi için de harcamadığını, zimmete geçirilen bu paranın tahsili için başlatılan takibin, davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bu davanın yönetime karşı sorumluluk davası olarak açılması gerekirken, böyle bir dava açılmadığını, yönetimin ibra edildiğini, kimler adına tapuya masraf yatırıldığına ilişkin isim dökümünün celbi ile iddianın haksızlığının anlaşılacağını, müteahhidin koydurduğu haciz nedeniyle ferdileşme işlemlerinin gerçekleşemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar doğrultusunda, kooperatifin ferdileşmeye geçmediğinin ve buna ilişkin bir harç yatmadığının tapudan gelen yanıt ile anlaşıldığı, davalının davacıdan 75.000.000.-TL tapu tahsis masrafı aldığını kabul ettiğine göre, bu paranın tapu tahsisi için harcandığını kanıtlaması gerekirken kanıtlayamadığı, dolayısıyla zimmetinde kaldığının kabulü gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizin 15.04.2002 tarih ve 2001/11333 Esas, 2002/3561 Karar sayılı ilamında yazılı gerekçelerle bozulmuş, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının tapu sicil müdürlüğüne yatırdığı toplam harcın (1.060.880.000) TL olup, her bir ortağın payına (16.839.365) TL düştüğü, davacıdan ise (75.000.000) TL tahsil edildiği, aradaki farkın nereye harcandığının davalı tarafından ortaya konulamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın (58.160.635) TL için iptaline, takibin bu miktara faiz yürütülmek suretiyle devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından tapu tahsis işlemleri için davalıya verilen paranın davalının zimmetinde kaldığı iddiasına dayalı olarak açılmıştır. Daha önce mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, dairemizin 2001-11333 Esas, 2002-3561 Karar sayılı ilamıyla incelemenin noksan olduğundan bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, uyulmasına karar verilen dairemiz bozma ilamının gereğinin yerine getirildiğinden söz etme imkanı bulunmamaktadır. Şöyle ki, anılan bozma ilamında da vurgulandığı üzere kooperatif defter ve kayıtları üzerinde inceleme de yapılmak suretiyle, davacıdan tahsil edilen paranın davalının zimmetinde kalıp kalmadığının belirlenmesi, diğer bir anlatımla, davalı tarafından davacının da aralarında bulunduğu bir kısım ortaklardan tahsil edilen paraların davalının iddia ettiği gibi tapu harcı olarak ilgili idareye yatırılıp yatırılmadığının saptanması ve davalının iddia ettiği gibi toplanan bu paraların tamamının harç olarak tapuya yatırılmış olması halinde, davacının payından fazla bir ödeme yapmış bile olsa onun aleyhine sebepsiz zenginleşenin davalı değil, dava dışı kooperatif olacağının düşünülmemesi suretiyle noksan inceleme sonucu ve bozma kararı gereği yerine getirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy