(2886 S. K. m. 1, 75)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tarsus Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.11.2001 tarih ve 2000/35 - 2001/849 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalıya ait işyerinin kiracısı bulunduğunu, davalı tarafından haksız şekilde tahliye edilmesi nedeniyle toplam (12.770.000.000) TL zarara uğradığını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, belediye mücavir alanı içinde bulunan dava konusu yerde, kira sözleşmesi süresinin sona erdiği 31.12.1998 tarihinden itibaren davacının işgalci konumunda bulunduğu, 2886 SK.nun 75/3 maddesi uyarınca mülki amir tarafından tahliye edilebileceği, davacının sözleşmenin kendiliğinden yenilendiği iddiasıyla dava açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız tahliye nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 1.maddesi uyarınca belediyenin kira ile ilgili işlerinde bu kanunda yazılı esasların uygulanacağı doğru ise de aynı yasanın 75/4 maddesinde belirtilen, işgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek İdareye teslim edilir hükmü, belediyeler hakkında uygulanmaz. Zira anılan yasanın 75/1 maddesinde Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek veya tüzel kişilerce işgali üzerine,fuzuli şagilden ......ecrimsil istenir denmek suretiyle, bu maddenin ancak Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz mallar için uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, hakkında tahliye konusunda hiçbir mahkeme kararı olmadan, davalı belediye tarafından 2886 SK. nun 75/4 maddesi uyarınca tahliye edilen davacının, haksız tahliye nedeniyle tazminat talebinde bulunabileceği düşünülerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy