(6762 S. K. m. 418/4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Salihli Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.10.2002 tarih ve 2001/328 - 2002/524 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı Baki A. vekili tarafından istenmiş, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, Salihli Ticaret Sicil Memurluğunun 1440 sırasında kayıtlı BKS B.... Kaplan San.A.Ş.'nin 440/80.000 hissesine sahip Halil oğlu İbrahim A.'ın öldüğünü, geriye mirasçı olarak davalıları bıraktığını, müvekkillerinin ölen ortağa ait nama yazılı hisseleri gerçek değeriyle satın almak amacıyla T.T.K. 418/4 maddesi uyarınca yasal önalım hakkını kullanarak 1 ay içinde şirkete müracaat ettiklerini, Salihli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/161 - 136 D.İş dosyasında değer tespiti yaptırdıklarını, bilirkişinin tespit ettiği değer üzerinden davalılara murisinden intikal eden nama yazılı hisselerin, müvekkillerinin hisseleri oranında şirket pay defterine kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Baki A. vekili, önalım davasının dinlenebilmesi için hisse karşılığının tamamen ödenmemiş olması, mirasçıların miras hisselerinin kaydı için şirkete başvurması ya da kayıt ettirmeleri gerektiğini, oysa hisse karşılıkları tamamen ödendiği gibi kayıt için bir başvurularının da bulunmadığını, davalı Baki A.'ında esasen davacılar gibi hissedar olduğunu, şirketin davacıya dahil edilmeden davanın görülmesinin mümkün bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılarda davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; T.T.K.418/4 maddesinde; idare meclisi ve ortaklara, miras suretiyle intikal eden hisseleri satın alma hakkının tanınmasıyla, mevcut ortakların istenmeyen yeni ortaklarla çalışma mecburiyetinin bertaraf edilerek ortakların korunmasının amaçlandığı, payları almaya ilişkin icabın açıklanmasından sonra alım hakkının doğacağı ve mirasçıların geri çevrilmesi gerektiği, davacıların hissedar İbrahim A.'ın 13.06.2001 tarihindeki ölümünü takip eden 1 ay içinde önalım için şirkete başvurdukları, başvuru tarihindeki belirlenen şufa bedelinin bloke edildiği gerekçe gösterilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Baki A. vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, mirasçılara intikal eden nama yazılı A.Ş.hisselerinin gerçek değeri karşılığında adlarına kaydı için A.Ş.'nin bir kısım paydaşları tarafından T.T.K'nun 418/4 nin maddesine göre açılmıştır.
Yönetim kurulu veya ortaklar, miras yoluyla iktisap olunan nama yazılı hisse senetlerini, borsa rayici bulunamadığında gerçek değeri üzerinden almak istediklerinde, bunların intikalen kaydından imtina olunacağının hüküm altına alındığı T.T.K'nun 418/4 ncü maddesinin amacı; hisseleri nama yazılı ortaklıklarda, ortaklığa istenmeyen kişilerin girmesinin engellenmesi ve onun özgün yapısının korunmasının sağlanmasıdır. Nitekim, Ortaklara satın alma hakkının tanınmasıyla istenmeyen yeni ortaklarla çalışma mecburiyeti bertaraf edilerek, ortakların korunması amaçlanmıştır. şeklindeki gerekçesiyle mahkemenin kabulü de bu yoldadır. Yönetim kurulunun sebep göstermeksizin hisse senetlerini kayıttan imtina edebileceği, şirket ortakları arasındaki devirlerin bundan istisna olacağı şeklindeki şirket ana sözleşmesinin 7 nci maddesindeki amaç da; yine, şirketin mevcut yapısının korunması içindir. Oysa, somut olayda; 39.200/80.000 nama yazılı hissenin sahibi davalı Baki A.'da davacılar gibi, dava dışı BKS B.... Kaplar San. A.Ş.'nin bir paydaşıdır. Miras hissesinin adına intikali ve pay defterine kaydı halinde şirketin yeni bir ortağı olmayacak, sadece pay oranı artacaktır. Bu nedenle mahkemenin bu davalıya yönelik davanın reddi yerine, kabulüne karar vermesi doğru görülmemiştir.
2- Pay defterine kaydedilmediği sürece devir ve intikaller taraflar dışında hiç kimseyi bağlamayacağı, gibi tarafı olmadığı bir kararla dava dışı şirketin pay defterine kayda zorlanması da mümkün değildir. Bu nedenle şirketin, taraf olmadığı bu davada aleyhine hüküm tesisi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Baki A. vekilinin temyiz isteğinin kabulüyle kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy