(6762 S. K. m.1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 5.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.04.2003 tarih ve 2002/587 - 2003/395 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hamit K. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraflar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı Hamit Kızıl tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı Hamit K.'ın aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko poliçesinden doğan alacağın rücuan tahsili istemine ilişkindir. TTK.nun 1301 nci maddesi uyarınca sigortacının sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimsenin yerine geçerek, sigorta ettirenin vaki zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkının bulunması halinde bu hakkın, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal edeceği hususu düzenlenmiştir. Davacı 29.06.2001 tarihinde yaptığı 2.160.086.000.-TL ödemeye dayanarak bu miktarda asıl alacak ve işlemiş faizi toplamı üzerinden takip talebinde bulunmuşsa da, ödemeye dayanak gösterilen ibranamede ödenen miktar 1.160.086.000.-TL olarak geçmektedir. Bu nedenle öncelikle davacı sigorta şirketine, yaptığı ödemenin miktarı ve ibranamenin içeriği hakkında açıklattırma yaptırılarak sonucuna göre mahkemece bir karar verilmesi gerekirken, ödenen miktardan fazlasına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Kabul şekline göre de, mahkemece hüküm yerinde ".. itirazın iptaline, takibin devamına...:" denilmek suretiyle ödeme emrinde yazılı asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden takip tarihinden itibaren yeniden faiz yürütülmesine yol açacak şekilde hüküm kurulması da Borçlar Kanunu 104/son maddesinde düzenlenen "faize faiz yürütülmesi yasağı" ilkesine de aykırı olduğundan, mahkemece verilen kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı Hamit Kızıl'ın sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı Hamit Kızıl'ın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy