(818 S. K. m. 249)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.07.2003 tarih ve 2001/302-2003/296 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraflar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.06.2004 günde davacı ve muk. davalı avukatı Mengü Gökçe ile davalı ve muk. davacı İntem A.Ş. avukatları Ercüment Erdem ve Piraye Erdem gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının işlettiği iş merkezindeki işyerinin müvekkiline 5 yıl süreyle aylık ( 2891 ) + KDV USD bedelle kiraya verildiğini, ancak işyeri çalışma izninin iskan raporu olmaması nedeniyle alınamadığını, belediyece ruhsatsız faaliyette bulunma işlemi yapıldığını, davalı kiralayana ihtarnameyle tanınan sürede eksikliklerin giderilmemesi üzerine sözleşmeden beklenen kullanmanın mümkün olmayacağının anlaşılması nedeniyle 24.04.2001 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, haklı feshe dayanılarak finansal kiralama yolu ile alınan ( 17.581 ) USD'lik demirbaş bedelini, ( 23.510.343.359.- )TL tefrişat ve dekorasyon giderini, davalıya yapılan ödeme tutarı ( 8.929 ) USD ve yoksun kalınan kara karşılık şimdilik 1.000.000.000.-TL.yı talep hakkı doğduğunu ileri sürerek, anılan meblağların davalıdan tahsilini ve akdin feshini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmeyi imzalarken bildiği binanın iskan raporunun bulunmayışının fesih nedeni olamayacağını, bu hususun sözleşmede de yer aldığını ( m.11.2/son ) tazminat isteme koşullarının bulunmadığını, kaldı ki sözleşmenin 11 ve 17 nci maddeleri uyarınca kiracının yapacağı dekorasyon ve tefrişatın karşılıksız olarak kiralayana kalacağının kararlaştırıldığını, dava dışı şirkete ödenen pazarlama ve komisyon bedelinin müvekkilinden istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiş, karşılık davada ise, sözleşmenin 22 nci maddesiyle kiracının iki yıl geçmeden ve bir yıl öncesinden yazılı ihbarda bulunmaksızın feshedemeyeceği, aksi halde kira parası ve bir yıllık kira bedeli tutarı tazminat toplamı ( 96.400 ) USD ile ayrıca 2001 Nisan ayı kira bedeli ( 3.383 ) USD, tahliye sırasında kiralanana verilen zarar tutarı ( 500 ) USD ve ( 100.000.000.- ) TL ve de sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan kalemlerin de karşılık davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, keşif ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, yapı kullanma izninin olmaması nedeniyle işyeri açma ve işletme belgesi alamayan davacının kiralananın ayıplı tesliminden dolayı BK.nun 249 ncu maddesi uyarınca sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, bu durumda davacının sözleşme teminatı olarak verdiği ( 5.782 ) USD'den Nisan ayı kira bedeli ( 3.383 ) USD ve onarım bedeli ( 500 ) USD.nın tenzilinden sonra kalan ( 1999 ) USD.yi, ( 1170 ) USD teknik kontrolörlük ücretini, ( 4.868 ) USD pazarlama komisyonunun ( 14.652.450.000.- ) TL tefriş ve dekorasyon giderini isteyebileceği, kar kaybı iddiasının ispatlanamadığı, finansal kiralamayla alınan mobilyalar başka yerde de kullanılabileceğinden, bedelinin istenemeyeceği, karşılık davanın da Nisan ayı kira bedeli, onarım ve cam kapı bedeli taleplerin yönünden haklı olduğu gerekçesiyle her iki davanın da kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, tarafların aşağıdaki bentler dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili, davalıdan kiralanan işyerinin bulunduğu iş merkezinin yapı kullanma izin belgesi olmadığından işyeri ruhsatı alınamadığını, bu nedenle belediyenin yaptırımlarına maruz kalan müvekkilinin kira sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, demirbaş, tefrişat-dekorasyon bedelleri ile sözleşme yapılırken ödenen teminat ve komisyon ödemelerinin yanında yoksun kalınan kardan doğan zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı ve karşılık davacı ( kiralayan ) vekili ise, işyerinin inşaat halinde iken kiraya verildiğini, kiracının yapı kullanma izin belgesi olmadığını, sözleşme yapıldığında bildiğini, esasen bu eksikliklerin tamamlanmasının da sözleşmeyle kiracıya yüklendiğini, hukuki ayıp diye nitelendirilen bu eksikliği bilerek kiralananı teslim alan kiracının daha sonra BK.nun 249 ncu maddesi hükmüne dayanarak sözleşmeyi feshedemeyeceğini savunarak, asıl davanın reddini, karşılık davada ise, sözleşmenin 22 nci maddesince öngörülen haksız feshe dayalı bir yıllık kira bedeli tutarı tazminat ile 2001 Nisan ayı kira parasının tahsilini istemiştir.
Kira sözleşmesinin imzalandığı ve kiralananın kiracıya teslim edildiği tarihlerde iş merkezinin inşaat halinde olduğu, anılan evrelerde binanın yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığının kiracı tarafından bilindiği uyuşmazlık konusu olmadığı gibi, dosyadaki kanıtlar ile de sabittir. Kiralananın bu hali ile çalışma izni alınamayacağını bilen davacı kiracının, kiralananı teslim aldığı tarihte bu hukuki ayıbı bildiğinin ve kira sözleşmesini haksız olarak feshettiği kabul edilmelidir. Ancak, kiralayan da, kira sözleşmesini 4 ncü maddesiyle kiralananın da içinde bulunduğu iş merkezinin halka açılma tarihini 2000 yılının üçüncü üç aylık dönemi olarak taahhüt etmiş olmasına karşın yapı kullanma izin belgesini bu zaman dilimi içerisinde sağlayamamış olmasından dolayı kusurludur. Bu durum karşısında mahkemece, hukuki ayıbı bilerek kiralananı teslim alan kiracının sözleşmeyi fesihte haksız olduğu, ancak, yapı kullanma izin belgesi olmadan işyerini kiraya veren ve bu belgeyi öngörülen tarihte edinemeyen kiralayanın da kusur olduğu gözetilerek kira sözleşmesinin 8 nci maddesi hükmü uyarınca teminatın iadesi koşullarının buna göre tartışılması gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ve karşı davacı İntem A.Ş. yayarına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, 2001 Nisan ayı kira bedeli ile ( 500 ) USD onarım bedelinin hem asıl davada hesaplanan davacı alacağından tenzili, hem de ayrıca karşılık davanın kabulü zımnında ayrıca davacı karşılık davalıdan tahsiline karar verilerek, mükerreren hüküm altına alınması isabetsiz olmakla hükmün bu yön bakımından davacı karşılık davalı Logo Ltd.Şti.; dava dışı komisyoncuya ödenen ( 4.868 ) USD.nın davalı karşılık davacıya yükletilmesi doğru olmadığından kararın bu bakımdan da davalı karşı davacı İntem A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte yazılı nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı karşı davacı İntem A.Ş., ( 3 ) nolu bentteki nedenlerle tarafların yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin her bir taraftan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy