(818 S. K. m. 49) (4721 S. K. m. 25)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2 Ticaret Mahkemesi'nce verilen 7.5.2003 tarih ve 2001/849-2003/237 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesi nezdinde bulunan hesap numarasını değiştirerek yeni bir hesap açtığını, bu arada eski hesap üzerinden keşide edilen çeklerin, yeni hesaptan virman yapılarak ödendiğini, davalı bankanın bu hususta uyarıldığı halde bu çeklerden 16.10.2000 keşide tarihli ( 2.500.000.000 ) TL meblağlı olanının yeni hesaptan ödenmeyerek karşılıksız çek işlemi yapıldığını, davalının bu hatalı işlemi nedeniyle müvekkilinin ticari itibarı sarsıldığı gibi, bu durumun TCMB kayıtlarında görünmesi sebebiyle Akbank A.Ş.den talep ettikleri ticari kredinin kabul edilmediğini ileri sürerek, ( 10.000.000.000 ) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil banka tarafından yapılan karşılıksız işlemin bir gün sonra iptal edildiği için dava konusu çekin TCMB kayıtlarına hiç girmediğini, davacının dava dışı başka bir banka tarafından yapılan bir çok karşılıksız çek işlemi bulunduğunu, davacının kredi talebinin reddedilmesinin nedeninin, müvekkil banka tarafından yapılan işlem olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, TCMB kayıtlarına göre, davacının 25.3.2000-26.5.2001 tarihleri arasında çek hesabı açmaktan ve çek keşide etmekten yasaklı olduğu, davacının düzeltme hakkının bulunmadığı bu dönemde dava konusu çeki keşide ettiği, bu çekin TCMB kayıtlarında karşılıksız çekler listesinde yer almadığı, davalı bankanın hatalı işlemini Akbank A.Ş.'nin davacıya verdiği olumsuz yanıttan çok önce düzelttiği ve olumsuz yanıt gerekçesi olarak dava konusu işlemin belirtilmediği, davalı banka işlemi ile iddia edilen zararın durumu arasında nedensellik bağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 3.5.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy