(1163 S. K. m. 27)
Taraflar arasında görülen davada Erzurum Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.12.2002 tarih ve 2002/87-630 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olduğunu, tüm borcunu peşin olarak kooperatife ödeyen davacı hakkında "aidat borcu bulunduğu" gerekçesiyle 5.12.2001 tarihinde ihraç kararı verildiğini ileri sürerek, davacının davalı kooperatife borçlu olmadığının tespitine, davacı hakkında verilen ihraç kararının iptaline, davacıya isabet eden konutun davacı adına tapuda tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının inşaat halinde iken kooperatife üye oyduğu, davacı tarafından verilen paranın peşinat olarak değerlendirileceği, ihtarname ile istenen miktarın genel kurulda saptanan aidat olduğu, genel kurulda belirlenen aidatlara ilişkin itiraz yollarını da kullanmayan davacının bu yönde kesinleşen aidatlardan sorumlu olduğu, ihraç kararının ise 1163 sayılı Yasa'nın 27. maddesinde yazılı esaslara aykırı olduğu gerekçesiyle, davacı hakkında verilen ihraç kararının iptaline, ihtarname içeriğine göre menfi tespit davasının reddine, taşınmazın davacı adına tescili istemi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının, iddia ettiği peşin ödemeli ortak olduğu konusunda genel kurul kararı olduğunu kanıtlayamadığı gibi, bu konudaki Aysel G. itirazının 13.05.2001 tarihli genel kurulda reddedildiğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili 23.01.2002 tarihli dava dilekçesinde, davalı kooperatif tarafından verilen ihraç kararının iptali yanında, davacının davalı kooperatife borcu olmadığının tespitine de karar verilmesini istemiştir. Her ne kadar, davacının peşin ödemeli ortak olduğu ve bu nedenle hiç borcu olmadığı yönündeki iddia kanıtlanamamış ise de, "çoğun içinde azı da vardır" kuralı gereği, ihraç kararına konu edilen 26.09.2001 günlü ilk ihtarname tarihi itibariyle davacının davalı kooperatife borçlu olup olmadığının da tespiti gerekir. Bunun için ise, ihtarnameye konu borcun hangi döneme ait olduğunu davalı vekiline açıklattırdıktan sonra, borç ve faize ilişkin genel kurul kararlarını ibraz için davalı vekiline ve varsa davacının ödemeleri konusunda taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilmesi, bu konudaki kanıtların sunulmasından sonra, davacının davalı kooperatife borçlu olup olmadığının tespiti açısından uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle borçlu olmadığının tespiti ile ilgili davacı vekili talebinin reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy