(1163 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.12.2002 tarih ve 2002/678 - 2002/631 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatifin yöneticilerinden teras katındaki daireyi anahtar teslim şeklinde satın aldığını, üye kaydedildiğini, hiçbir ödemenin yapılmayacağının kararlaştırıldığını, tekrar aidat borcu olduğu yönünde talepler olduğunu, usulsüz ve haksız ihtarlar çekilerek kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini iddia ederek, davalıya borcun olmadığının tespitine, ihraç kararının iptaline, aldığı dairenin maliki olduğunun tespitine, kat mülkiyetine geçildiğinde müvekkili adına tapu siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üye olduğunu, aidatları ödememesi sebebiyle ihraç edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanılar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ihraca konu ihtarların usulsüz bulunduğu, istenen paranın genel kurulca alınmış aidat artışları olduğu, itiraz yolunu kullanmadığı, kesinleşen alacağa menfi tespit davası aşamasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, borçlu olmadığı tespiti yönündeki talebin reddine, ihraç kararının iptaline, tescil talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının, iddia ettiği peşin ödemeli ortak olduğu konusunda genel kurul kararı olduğunu kanıtlayamadığı gibi, bu konudaki davacı itirazının 13.05.2001 tarihli genel kurulda reddedildiğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili 23.01.2002 tarihli dava dilekçesinde, davalı kooperatif tarafından verilen ihraç kararının iptali yanında, davacının davalı kooperatife borcu olmadığının tespitine de karar verilmesini istemiştir. Her ne kadar, davacının peşin ödemeli ortak olduğu ve bu nedenle hiç borcu olmadığı yönündeki iddia kanıtlanamamış ise de, çoğun içinde azı da vardır kuralı gereği, ihraç kararına konu edilen ilk ihtarname tarihi itibariyle davacının davalı kooperatife borçlu olup olmadığının da tespiti gerekir. Bunun için ise, ihtarnameye konu borcun hangi döneme ait olduğunu davalı vekiline açıklattırdıktan sonra, borç ve faize ilişkin genel kurul kararlarını ibraz için davalı vekiline ve varsa davacının ödemeleri konusunda taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilmesi, bu konudaki kanıtların sunulmasından sonra, davacının davalı kooperatife borçlu olup olmadığının tespiti açısından uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle borçlu olmadığının tespiti ile ilgili davacı vekili talebinin reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy