(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 5.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.08.2003 tarih ve 2002/582 - 2003/779 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü :
Karar: Davacı'nın TTK.nun 1301.maddesi hükmüne dayalı olarak davalı aleyhine açtığı itirazın iptali davası sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, Davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu davasıdır.Davacı vekili dava dilekçesinde davalı sigorta şirketine zarara neden olan aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçelerini tanzim etmiş bulunması nedeniyle sorumluluk yöneltmiş olup, anılan sigorta poliçelerinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Hal böyle iken mahkeme kararında davalı sigorta şirketinin her iki poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğu hususunun tereddüte mahal vermeyecek şekilde gösterilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bunun yanında, mahkemece davalı sigorta şirketinin temerrüdünün başlangıç tarihi belirlenirken Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği tarafından düzenlenen ve Sigorta Şirketlerinin Birbirlerine Olan Rücu Taleplerinin Hızlandırılması Hakkında Protokol hükümleri uygulanmış ise de, anılan protokole sigorta şirketlerinin ilave ve eksiltmeler yaptığı, henüz son şeklini alıp almadığının dolayısıyla bu dava tarafları arasında uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmemiş olduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece anılan protokolün son şeklinin araştırılarak tarafları bağlayıcı hale geldi ise bu protokol hükümlerinin uygulanması gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı sigorta şirketi vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy