(6762 S. K. m. 533, 534, 535) (818 S. K. m. 104)
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.09.2002 tarih ve 1999/1586-2002/814 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan N.... Elektronik San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl dava dilekçesinde, davacının diğer davalı İngrıd ile birlikte davalı şirketin ortağı olduklarını, şirket ortaklar kurulunun 05.03.1993 tarihli kararı ile 1993 yılından başlayarak 4 yıl süre ile kâr payı dağıtılmamasına ilişkin karar alındığını, bu yıllara ait kâr paylarının ileride dağıtılmasının kararlaştırıldığını, ancak, bu karara davalı İngrıd'in uymayıp şirket varlığıyla gayrimenkuller edindiğini, davacının 1991 yılından beri hiç kâr payı almadığını ileri sürerek, şirketin gerçek kazancının tespit edilerek, bundan davacıya ödenmesi gereken miktarın belirlenmesini, şirkete kayyum atanarak, davacının şirketten alacağı olan (3.000.000) DM. tutarındaki kar payı alacağına mahsuben fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (1.000.000) DM ve (100.000) DM munzam zararın temerrüt faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu dava dosyası ile birleşen, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/795 esas sayılı dava dosyasında ise, fazlaya ilişkin hakları olan (617.144) DM. kâr payı ve (62.099) DM munzam zarar alacağının faiziyle birlikte tahsilini istemiş, yine, bu dava dosyası ile birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/505 esas sayılı dosyasında, şirkete dışarıdan birinci derecede müdür olarak atanan davalı Turan Cenk Ç.'ın, müdürlük görevinin kendisine yüklediği vazifeleri yapmadığı gibi, şirkette de zarar verici eylem ve işlemlerde bulunduğunu ileri sürerek, davalının müdürlük görevinden azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar İngrıd Edith L. ve şirket vekili, davacının şirketten alması gereken bütün kâr payını fiilen aldığını, ortaklar kurulunca kâr tevziine ilişkin karar alınmadıkça, ortağın kişisel olarak kâr payının ödemesi için alacak davacı açamayacağını, davacının iddia ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı ile davalı Ingrıd'in halen yasal olarak evli bulunduklarını, müvekkili şirketin, davacı Klavs L.'in ortağı ve sahibi bulunduğu Almanya'da faaliyet gösteren MKL GmbH Co tarafından gelen siparişler doğrultusunda elektronik filtre ve parazit giderici mamullerin fason üretimini yaptığını, başka bir ifadeyle, müvekkili şirketin bütün gelir kaynağının bu olduğunu, bu durumda şirketin tam anlamıyla kontrolünün davacının ve onun sahibi olduğu şirkette bulunduğunu, tarafların karı-koca olmaları nedeniyle şirket işlerinin kuruluştan bu güne beraber yürütüldüğünü, kâr payı dağıtılmasına ilişkin kararın davacının Almanya'da vergi ödememesi amacıyla olmadığını, gerçekte her iki ortağında şirketten fiilen para aldıklarını ve bu paraların müştereken veya münferiden kullandıklarını, davacının da şirketin işleyişinde hukuken ve fiilen sorumlu olduğunu, ortada kâr payı dağıtımına ilişkin bir karar bulunmadığından, doğmamış bir alacağın ödenmesi veya geç ödenmesi durumu da olamayacağından munzam zararda talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı Turan Cenk Ç. vekili, müvekkilinin diğer davalı şirkette üretiminden sorumlu genel müdür olarak çalışıp, mali işlerle bir ilgisinin bulunmadığını, şirketin gelişmesi için müvekkilinin olağanüstü katkılarının olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar asıl ve ek bilirkişi raporlarına nazaran, davalı şirketin 5.3.1993 tarihli ortaklar kurulu kararı ile 1991/1995 yıllarına ait kârların dağıtılmamasına karar verildiğini, 1996-1998 yılları kârlarının dağıtılmaması yönünde bir karar alınmadığı, bu durumda davacının 1996/1998 yıllarına ait kar paylarını isteyebileceği, davacının, şirketin kâr ve zarar cetvellerine davalı olarak hesaplanan kar paylarının DM olarak hesaplanması, DM.ın yaşanan enflasyon nedeniyle TL. karşılığının arttığı, davacının temerrüde uğrayan asıl alacağının var olduğu, bu nedenle munzam zarar talebinde bulunabileceği, şirket müdürünün şirketi temsil ve idarede gerekli özeni göstermediği, muhasebeci Levent C.'ı denetlemediği, davacı vekilinin 10.04.2002 tarihli raporu kabul ederek, itirazı olmadığını bildirmesi karşısında alacak miktarı yönünden bu raporun esas alınması gerektiği gerekçesiyle, davalı Turan Cenk Ç.'ın şirket müdürlüğünden azline, davalı İngrıd E. Lorenzen'in bu davada kişisel olarak davalı olma sıfatı bulunmadığından bu davalı yönünden husumet yokluğundan davaların reddine, davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabul edilerek, davacıya kâr payı alacağına mahsuben ödenen (160.000) DM düşüldükten sonra bakiye (836.568) DM kâr payı alacağının ve (103.327) DM.ın munzam zarar alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte, fiili tahsil tarihindeki TL. karşılığının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ile davalı N.... Elektronik Zan. Tic. Ltd. Şti. vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ve şirket ana sözleşmesinin 13.maddesi uyarınca, safi kârın her yıl dağıtılacağının belirtilmesi karşısında, davacının kâr payı talep hakkı olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece, davacı vekilinin 10.4.2002 tarihli bilirkişi raporuna itirazı olmadığından bahisle, davalı yararına usuli müktesep hak oluştuğu gerekçesi ile bu raporda belirlenen miktara hükmedilmiş ise de, bu beyan davacı vekilince imzalanmadığı için kendisini bağlamaz, mahkemece verilen 20 günlük rapora karşı beyanda bulunma süresi de kesin mehil niteliğinde olmadığı gibi, esasen raporda hatalı olarak belirlenen husus mahkemece res'en incelenmesi gereken bir olgudur. Artık, davacı vekilince 23.05.2002 tarihli dilekçe ile anılan rapora itiraz edilmiş olması karşısında, davalı yararına usuli müktesep hak doğduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafından itiraza uğrayan ve açık hata içeren bilirkişi raporuna istinaden hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, her ne kadar hatalı olarak munzam zarar adı altında kaleme alınmışsa da, talebin temerrüt faizi olduğu hususunda bir çekişme bulunmamaktadır. Bu durumda munzam zarar adı altında talep edilen ve karara bağlananın temerrüt faizi olduğu açık olduğuna göre, kâr payının geç tahsil edilmiş olması nedeniyle, alacaklı pay sahibi lehine temerrüt faizine hükmedilebilmesi için, daha önce borçlu şirketin ihtarname ile temerrüte düşürülmüş olması gerekir. Bu nedenle, davacı yararına birikmiş faiz hesabı yapılamayacağı gibi, davacının gönderdiği ihtarname ile tanıdığı atıfet mehili de dikkate alındığında, davalı şirketin dava tarihinden daha sonraki bir tarihte temerrüte düşmüş sayılacağı görüldüğünden davacı kâr payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru olmadığı gibi, davacının temerrüt faizi alacağına temerrüt faizi yürütülmesi de emredici nitelikteki B.K'nun 104/son maddesine aykırı görülmüştür.
4- Yine,05.03.1993 tarihli ortaklar kurulu kararıyla ileriye yönelik olarak 4 yıl için kar payı dağıtılmamasına karar verildiğine göre, davacının 1996 yılına ilişkin olarak kâr payı alacağını talep etme hakkının olmadığının da düşünülmemesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,(2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin (3)ve(4)numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı ve mümeyyiz davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 09.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy