(1163 S. K. m. 16, 46, 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.6.2003 tarih ve 2001/1548-2003/645 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.9.2004 günde davacılar avukatı İhsan A. ile davalı avukatı Yalın D. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortakları olduklarını, kooperatif yöneticilerinin kanunsuz eylemlerine karşı duran davacıların usulsüz olarak ihracına karar verildiğini, ihraç kararının görüşüldüğü genel kurulun da yasa ve ana sözleşmeye aykırı yapıldığını ileri sürerek, 11.4.1999 tarihli genel kurul kararlarının iptaline, davacılar için verilen ihraç kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece verilen yetkisizlik kararı Dairemizin 11.6.2001 günlü kararında yazılı gerekçelerle davacılar yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporuna göre, ıslah edilen dava sonucu davanın 21.5.2000 tarihli genel kurul kararının ihraçla ilgili bulunmayan bölümlerinin iptali ve ayrıca davacıların ihraç kararlarının iptali olduğu, öncelikle davacıların kooperatif üyesi olduklarının saptanmasından sonra genel kurul kararının iptali isteminde bulunabilecekleri gözetildiğinde iki davanın tefrikine karar verildiği ve iş bu dosyada sadece ihraç kararının iptali isteğinin kaldığı, 1 ve 2. ihtarnamelere karşın davacıların yükümlülüklerini yerine getirmedikleri ve ihraç kararının yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ihraç kararından önceki hisse devirlerinin davacılar tarafından davalı kooperatife bildirildiğinin kanıtlanamaması nedeniyle, ihraç kararının iptali davasının sonuçlanmasına kadar davacıların ortaklık sıfatının devam edecek olmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, kooperatif üyeliğinden ihraca ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir. Davacılar vekili 31.05.2000 tarihli dava dilekçesinde davacıların iki ayrı tarihte para ödediklerini, ancak bu miktarların göz önüne alınmadığını iddia etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 18.04.2003 tarihli bilirkişi raporu ile 05.11.2003 tarihli ek raporda ihtarnamelerin usulüne uygun olup olmadığı konusunda görüş belirtilmiş, ancak ilk ihtarnamenin keşide edildiği tarih itibariyle davacıların muaccel olan borcu ve birinci ihtarnameden sonra davacıların ödemeleri var ise bunların ikinci ihtarname ile istenen bedelden mahsup edilip edilmediği tespit edilmemiştir.
Mahkemece, genel kurullarda ortakların ödeyecekleri aidat ve temerrüt faizi konusundaki hükümlerin araştırılması, buna göre ilk ihtarname tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş davacıların borcunun tespiti ve birinci ihtarnameden sonra davacıların ödemeleri var ise bunların ikinci ihtarname ile istenen bedelden mahsup edilip edilmediğinin tespiti açısından tüm kooperatif kayıtları ile davacıların sunduğu kanıtlar dikkate alınmak suretiyle, bilirkişi raporu veya ek rapor alınarak, ihtarnamelerdeki rakamın gerçek borç miktarını yansıtıp yansıtmadığının belirlenmesi gerekirken, davacıların bu konudaki itirazları dikkate alınmadan, eksik inceleme ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy