(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 3.4.2003 tarih ve 2002/835-2003/297 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken 2000 yılında ortaklıktan ayrıldığını, kooperatife yaptığı ödemelerin davalıdan tahsili için yapılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kooperatif adına, başkan 14.11.2002 celse, 27.4.2002 günlü genel kurulda ödemelerin ertelenmesi kararı alındığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından erteleme kararının soyut olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, takibin 2.350.000.000.TL. asıl alacak yönünden devamına, davalının %40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatiften ayrılan ortağın, kooperatife ödediği aidat bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine olan itirazın iptali istemine ilişkindir. Kooperatif Kanunu 17 ve anasözleşme 15. maddeleri uyarınca, davacı, davalıya ödediği aidatları ayrıldığı yılın bilançosundan bir ay sonra isteyebilecektir. Dava konusu olayda, davacının 19.7.2000 tarihinde davalı kooperatif ortaklığından ayrıldığı, davalı tarafından da kabul edildiğine göre, 2000 yılı bilançosunun görüşüldüğü 17.6.2001 genel kurulundan bir ay sonra 17.7.2001 tarihinde davacının alacağı ödenebilir hale gelmiş olup, bu tarihten itibaren faiz istenilebilir. Bu itibarla, davacının icra takibinde işleyen faizi de talep ettiği anlaşılmakla, mahkemece işleyen faiz yönünden uzman bilirkişiden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.5.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy