(1163 S. K. m. 27) (2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 9. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.11.2002 tarih ve 2002/456 - 2002/861 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının kooperatif ortağı olduğunu, kooperatife olan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 25.06.2002 celse, kooperatife ödeyebildiği kadar ödemede bulunduğunu, şu ana kadar ki ödemeleri iade edildiği takdirde kooperatiften çıkabileceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, aidatlarını ödemediği belirtilen davalı hakkında kooperatiften çıkarma işleminin yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının kooperatif aidat ve gecikme cezası borçları nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, aidatlarını ödemeyen davalı hakkında, davalı kooperatifin çıkarma işlemi yapması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Kooperatif ortaklarının, ortaklık nedeniyle üstlenmiş oldukları yükümlülüklerini yerine getirmeleri olağan işlemdir. Kooperatiflerin amaçlarını yerine getirebilmeleri için, ortakların parasal katkıları gerekir. Parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortaklar Kooperatifler Kanunu 27. madde hükmü uyarınca ortaklıktan çıkarılabileceği gibi, haklarında aidat borcunun yerine getirilmeleri için icra takibi de yapılabilir. Dava konusu olayda, alacak takip konusu yapıldığına göre, mahkemece, işin esasına girilerek, kooperatifin genel kurul tutanakları ve ortağın ödemelerine ilişkin belgeler celbedilip, aidat miktarları ve uygulanması gerekli gecikme cezaları tespit edilip, uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy