(556 S. KHK. m. 20, 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.04.2003 tarih ve 2001/595-2003/157 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.09.2004 günde davacı avukatı Teoman S. ile davalı avukatı E. Gıda San. ve Tic. A. Ş. vekili Ali Y. gelip, diğer davalı Ö. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca tanınmış Ü. markalı ürünlerinde kullandığı ve yine 03.08.1992 tarihinden geçerli olmak üzere tescil ettirdiği S. ibaresi ile birlikte gümüş renkli zemin üzerine Lacivert renkte irili-ufaklı kalp şekillerini de içeren markasının, davalı Gıda A.Ş.nin ürettiği ürünlerde iltibas yaratacak şekilde kullanıldığını ve diğer davalı yanca satıldığını ileri sürerek, eylemlerin haksız rekabet olduğunun saptanması ve men'ini, iltibas oluşturan ambalajların toplatılarak imhasını, hüküm özetinin ilanını istemiştir.
Davalı E. Gıda A.Ş. vekili, davacının markası ile müvekkilinin kullandığı marka arasında okunuş, anlam ve görsel bakımdan benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, tarafların ambalajlarının yalnızca zemin rengi açısından benzer olduğu şekil ve sözcüklerin kullanılış ve söyleniş tarzı açısından farklılıklar bulunduğu ve davacının markası ile iltibas ve haksız rekabet yaratacak şekilde benzer olmadığı, 178530 tescil nolu ambalaj kutusunun da sıradan bir istif usulünü içerdiği ve iltibasa yol açacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, dava tarihinde 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye göre marka sahibi olan Ü. Gıda San. A.Ş. tarafından açılmış, davacı şirket yargılama sırasında 19.12.2001 tarihinde Y. Holding A.Ş.ne markalarını devretmiştir.
Devir keyfiyeti marka siciline şerh edilmiş, 18.04.2002 tarihli marka kullanım hakkı sözleşmesi ile de lisans veren sıfatıyla Y. Holding A.Ş., lisans konusu markaların kullanım hakkını süresiz olarak Ü. Gıda A.Ş.ne bırakmıştır. Anılan sözleşmenin 8 nci maddesi gereğince de dava açma yetkisi istemiş, Y. Holding A.Ş. bu isteğe uygun olarak 29.04.2002 tarihinde davacı Ü. Gıda A.Ş.ne dava açma hakkı verdiğini bildirmiştir. 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 20 ve 21 nci maddelerine dayanılarak verilen lisans hakkının sözleşmenin 7 nci maddesinde inhisarı lisans olmadığı belirtilmiş ve kararnamenin 21 nci maddesine göre inhisarı lisans sahibi olmayan davacının dava hakkı yok ise de, yine sözleşmenin 8 nci maddesi ile kararnamenin 21 nci maddesine uygun olarak dava hak ve yetkisi 29.04.2002 tarihinde verildiğine göre artık Ü. Gıda A.Ş.nin bu davayı açma/takip etme yetkisinin bulunmadığı söylenemeyecektir. O halde mahkemenin 04.07.2002 tarihli ara kararı gereğince Y. Holding A.Ş.nin vekaletnamesini sunması için davacı vekiline süre verilmesi ve ibraz edilen vekaletnameye dayanarak da davacı yerinde Y. Holding A.Ş.nin gösterilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yargılamanın başında marka sahibi ve yargılama aşamasında ise yetki belgesine dayalı olarak dava hakkı sahibi olan Ü. Gıda A.Ş. açısından hüküm kurulması gerekirken, Y. Holding A.Ş. ile ilgili karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy