(818 S. K. m. 47)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Samsun 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.11.2002 tarih ve 2001/777 - 2002/793 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalıların sürücüsü ve işleteni bulunduğu Belediye Otobüsü'nün müvekkillerinden Emine'nin annesi ve diğer davacıların anneannesi Ayşe E.'ün ölümüne neden olduğunu ileri sürerek, müvekkillerinden Emine için (3.000.000.000) TL ve diğer müvekkilleri için ayrı ayrı (1.000.000.000) TL olmak üzere toplan (5.000.000.000)TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Belediye Başkanlığı vekili, kusur oranına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Hüseyin Demirbaş vekili, kusur ve tazminat miktarına itiraz ederek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, kesinleşen ceza mahkemesi dosyasıyla davalı Belediye şoförünün kazanın oluşumunda tam kusurlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı Emine için takdiren (1.500.000.000) TL, diğer davacılar için ayrı ayrı (250.000.000) TL olmak üzere (2.000.000.000) TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Borçlar Kanunu'nun 47.maddesi hükmüne göre, haksız eylem sonucu bir kimsenin ölümü halinde hakim özel hal ve şartları gözeterek öldürülenin yakınlarına uygun bir paranın manevi tazminat olarak ödenmesine hükmedebilir. Uygun miktarın tespitinde olayın bütün hal ve şartları önemlidir. Ancak, onlardan çıkacak sonuca göre bir manevi tazminat tutarına hükmedilmesi manevi tazminatın amacını gerçekleştirebilir. Bu itibarla bu hal ve şartlar yalnız manevi tazminatın tayini nedenleri değil, aynı zamanda onun unsurlarıdır. Olayın özel hal ve şartları yanında ilgililerin sosyal mevkiinin, öğrenim derecesinin ve ekonomik durumunun gözetilmesi gerekir. Hüküm altına alınacak manevi tazminatın yukarı haddi onun amacına göre belirlenir. Bunun miktarı her halde mevcut halde elde etmek istenen manevi tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olandan daha küçük olmamalıdır. Somut olayda, davacılar anneleri ve anneanneleri olan Ayşe Ertürk'ün ölümü nedeniyle toplamda (5.000.000.000)TL manevi tazminat takdirini talep etmişler, mahkemece sembolik olarak tanımlanabilecek, çekilen ve çekilecek elemi karşılamaktan uzak bir tutarda toplam (2.000.000.000)TL manevi tazminata hükmedilmiştir ki, bu takdir hak ve adalet duygularını rencide eder niteliktedir ve B.K'nun 47.maddesi ile güdülen amaçla ters düşmektedir. O halde, anılan ilkeler göz önünde bulundurularak adalet ve hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmek üzere, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy