(2004 S. K. m.50, 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 16.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.06.2003 tarih ve 2003/28 - 2003/488 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı E.... Denizcilik San. Nak. Tic. A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının TTK.nun 1301 madde hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece davanın kısmen kabulü ile takibin 765.000.000 TL asıl ve 807.075.000 TL işleyen faiz üzerinden devamına dair verilen karar, davalı E.... Denizcilik San. Nak. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya ait ve diğer davalıya trafik sigortacısı olduğunu aracın , müvekkiline kasko sigortası ile sigortalı araca çarpması sonucu hasarlandığını , sigortalısına ödedikleri tazminatın davalılardan tahsili amacıyla yapılan icra takibinin, itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali davası açmıştır.
Davacı şirket , alacağının tahsili amacıyla Ankara İcra Müdürlüğünde icra takibinde bulunmuş, davalı borca ve icra dairesinin yetkisine itirazında, müvekkilinin ikametgahı Şişli olduğunu belirterek yetki itirazında bulunup takibi durdurmuştur. Davacı şirket itirazın iptali davasını Ankara'da açmış olup, davalı borçlunun yetki itirazı üzerine mahkemece yetki itirazı süresinde olmadığından yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
İ.İ.K.nun 50. Maddesi yetki meselesini düzenlemektedir. Maddenin ikinci fıkrasında yetki itirazının esas hakkında itirazla birlikte yapılacağı, Tetkik Merciinin önce yetki itirazını inceleyip kesin bir sonuca bağlayacağı, belirtilmiştir. Bu madde hükmünün itirazın iptali için müracaat edildiği hallerde de uygulanacağının kabulü gerekir. Zira, İ.İ.K.nun 67. Maddesinde açıkça "Takip talebine itiraz edilen ve itirazın kaldırılması için mercie müracaat etmek istemeyen alacaklı" denildiğine göre, alacaklıya ya mahkemeye ya da mercie müracaat imkanı bakımından bir tercih hakkı tanınmaktadır. Alacaklı tercihini mahkemeye müracaat şeklinde yapmışsa artık mahkemenin hem icra dairesinin yetkisine itirazı ve hem de borcun esasına ilişkin itirazı incelemesi gerekecektir. Esasen merciiden daha geniş yetkili bir mahkemenin yetki itirazını inceleyememesi için bir sebep de bulunmamaktadır.
Bütün bu hususlar nazara alınarak somut olay incelendiğinde; Ankara'da açılan itirazın iptali davasında, davalının mahkemenin yetkisine ilişkin itirazı üzerine mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı incelemek suretiyle yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunup bulunmadığını belirlemesi daha sonra, kendisinin yetkili olup olmadığını tespit etmesi gerekirken, yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Ankara İcra Dairesinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olmakla takip durmuş ve bu itiraz konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olmakla yetki itirazı askıda beklemektedir. O halde mahkemesinin somut uyuşmazlıkta ilk olarak icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı incelemek suretiyle icra takibinin yetkili icra dairesinde yapıldığına kanaat getirmesi halinde işin esasına girmesi, aksi halde icra dairesinin yetkili olmadığını belirlemesi durumunda esas hakkındaki itirazlara girişilmeksizin, yetkili icra dairesinde yapılan icra takibi bulunmaması nedeniyle itirazın iptali davasının reddine karar vermesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak icra dairesinin yetkisini incelemeksizin verilen karar doğru görülmemiştir.
2-Bozma nedenine göre davalı E.... Denizcilik A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı E.... Denizcilik A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı E.... Denizcilik A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy