(6762 S. K. m. 1312)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.10.2002 tarih ve 2000/125 - 2002/987 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı sigorta şirketine taşıma poliçesiyle sigortalı ve müvekkilince Almanya'ya ihraç ve sevk edilen (18.720) kg. taze kornişonun tamamen bozulmuş olarak yerine ulaştığını ileri sürerek, mal bedeli ve bilirkişi ücreti toplamı (38.071.25)DM'nin fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçedeki kloz uyarınca araç soğutma ve havalandırma aygıtında aralıksız en az 24 saat sürecek arızalardan doğan hasarların teminat dahilinde olduğunu, oysa hasarın tahta paketlerin iyi istiflenmemesi nedeniyle hava sirkülasyonunun eksilmesinden dolayı oluştuğunu ve ayrıca taşımanın gecikmeli yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, poliçe ve ekindeki hükümler dikkate alındığında, taşımanın tüm risklere karşı teminat altına alındığının anlaşıldığı, soğutma cihazının 24 saatten fazla çalışmamasına bağlı hasarlar dışındaki rizikoların teminat dışı olduğuna dair bir hüküm bulunmadığı, varma yerinde soğutma aygıtının çalışır vaziyette olduğu tespit edildiğine göre, araçta casus aleti nin bulunup bulunmamasının bir önem taşımadığı, davacının bozulmanın münhasıran soğutucunun çalışmamasından kaynaklandığını ileri sürmediği, dava konusu emtianın taşıyıcıya sağlam olarak teslim edildiği sabit olduğuna göre hasarın teminat dışı bir sebepten kaynaklandığını kanıt yükünün davalı sigortacıda olduğu, bu bağlamda meselenin TTK'nun 1312.nci maddesi hükmü uyarınca çözümlenmesi gerektiği ve anılan madde hükmü uyarınca aksine mukavele yoksa karada ve sularda taşınan eşyanın taşıyıcıya teslim tarihinden itibaren gönderilene teslim edilmiş sayılacağı tarihe kadar her ne sebeple olursa olsun maruz kalınan hasarlardan sigortacının sorumlu olacağı öngörülmüş olmasına göre, davalının sebebi belirlenemeyen bozulmadan sorumlu bulunduğu ve davacının isteyebileceği tazminatın (711.821.874) TL olarak belirlendiği gerekçesiyle, (711.821.874) TL'nin davalıda tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigortası poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemenin ilk kararında bozulmanın soğutucunun çalışmamasından kaynaklandığı ve teminat kapsamında olduğuna karar verilmiştir. Davacı taraf, kararı bu yönden temyiz etmemiştir. Dairemizin 12.10.1999 tarih ve 1999/3063-7791 sayılı bozma kararında da, sigortalı emtianın 24 saat arıza klozu kapsamında kaldığı ve bu klozun tanımladığı nedenle bozulduğu iddiası benimsenerek, uyuşmazlık bu yöne hasredilmiştir. Davacı taraf bu hususlara itiraz etmemekle, davalı yararına bu yönde bir usulü kazanılmış hak oluşmuştur. O halde mahkemece, yapılacak incelemenin bozma kararında belirtilen kapsamla sınırlı kalması zorunludur. Mahkemece, atanan bilirkişiler bozma kararında belirtilen hususu aydınlatmadıkları gibi uzmanlık alanları kapsamı dışında kaldığını belirtmişlerdir. Ayrıca, Poliçede TIR'da casus aleti mevcuttur ibaresi bulunduğun belirtildiğine göre, mümkün olması halinde bunun temini ve taşıma sırasında 24 saatten fazla arızalanıp arızalanmadığı tespit edilmeli (temini mümkün olmasa da),bozma kapsamı ile sınırlı kalınarak poliçede belirtilen casus aleti nin anlam ve işlevi, çalışma ilkeleri somut taşıma bakımından soğutma-havalandırma düzeneğinde meydana gelebilecek arızaların saptanması ve rizikonun sigorta kapsamında kalıp kalmadığının aralarında gıda uzmanı,casus aleti konusunda uzman bir teknik bilirkişi ile sigorta uzmanı bilirkişi kurulu marifetiyle araştırılıp bu yönün aydınlığa kavuşturulması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken bozma gerekleri yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy