(2675 S.K .m. 32)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.07.2002 tarih ve 2000/310 - 2002/778 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.06.2003 günde davacı avukatı ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Suriye'de mukim müvekkilinin taraflar arasındaki yazılı olmayan distribütörlük sözleşmesi uyarınca davalının Suriye'ye ihraç ettiği otobüsleri pazarladığını, hak kazanılan komisyon alacağının ödenmediğini ileri sürerek, birikmiş faiziyle birlikte ( 587.583,20 ) USD.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tüzel kişiliği bulunmayan davacının dava ehliyeti bulunmadığını, davanın esastan dayanaksız olduğu gibi zamanaşımına da uğradığını savunmuştur.
Mahkemece, MÖHUK.nun 32 nci maddesi uyarınca tanınan 20 gün içerisinde dava değerinin % 10'u tutarının T.C. Merkez Bankası'na depo edilmediği, dava ön şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, komisyon alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararından sonra yabancı uyruklu olan davacının verilen kesin süre içerisinde yabancılık teminatını nakit ve döviz olarak Merkez Bankası'na depo etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Yabancılık teminatının nakit ve döviz olarak yurtdışından getirilip Merkez Bankası'na depo edilmesi Türk Parasını Koruma Hakkında Kanuna göre çıkarılan 06.08.1962 tarihli Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 17 Sayılı Karar'ın 42 nci maddesinde öngörülmüştür. Ancak daha sonra bu karar 28.12.1983 tarihli aynı isimli 28 sayılı Kararın geçici 8 nci maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılmıştır. Bu konuda halen yürürlükte olan 11.08.1989 tarihli Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararın 18 nci maddesinde bankaların yurtdışında yerleşik kişiler lehine döviz üzeriden teminat mektubu düzenlemeleri, garanti ve kefalet vermeleri serbest bırakılmıştır. Davada ise mahkemece bozma kararından önce verilen ara kararı uyarınca davacı taraf dava konusu tutar üzerinden Amerikan Doları olarak bir yabancı bankanın kontrgarantisini taşıyan banka teminat mektubu vermiş, bozmadan sonra davalı tarafın talebi üzerine teminatın nakit ve döviz olarak Merkez Bankası'na depo edilmesi yolunda ara kararı ile davacıya verilen kesin süreye uyulmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu itibarla halen yürürlükte olan 32 sayılı Karar'a uygun olarak verilmiş teminat bulunduğu halde, yürürlükten kaldırılmış 17 Sayılı Kararda öngörülen koşulların yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir, bu nedenle hükmün bozulması gerekir.
2-Kaldı ki, yabancılık teminatı yatırılması yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin halinde HUMK.nun 99 ncu maddesine göre teminat vermeyen tarafın muhakemede hazır bulunmamış addolunacağı öngörülmüş olup, bunun sonucu dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği halde, davanın reddine karar verilmesi de yerinde bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan şekilde davalı vekilinin temiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04.07.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy