(1086 S. K. m. 507) (1163 S. K. m. 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.7.2003 tarih ve 2003/739-2003/864 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar Salman K. ve Mehmet C. vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.9.2004 günde davalı avukatı Vehbi S. ile davacı Mehmet C. vekili Habip A. gelip, diğer davacılar ve avukatları tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar ve vekilleri, asıl ve birleşen davalarda; davalı kooperatifin 31.5.2003 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararda oy kullanmaması gereken kişilerin oy kullandığını, Çamlık grubu için "kesin maliyetten gelen" diyerek 13.300.000.000 TL peşin ödeme ve aylık 400.000.000 TL aidat alınması yönünde alınan kararın ve diğer kararların yasa ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, 31.5.2003 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, iptali istenen kararların yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin oylamada, davada adı geçen kişilerin mevcut sayılmaması halinde dahi ana sözleşmede yazılı nisabın oluştuğu, ana sözleşmenin 61. maddesi hükmüne rağmen davacıların 10.3.2003 günlü ilk teknik heyet raporuna itiraz etmeleri karşısında itiraz eden ortaklar tarafından seçilecek bir üye ile yeni bir heyet oluşturularak yeni bir rapor alınması gerektiği halde, bunun ortaya konamamış olması karşısında genel kurulda alınan 6. madde kararının dayanağını oluşturan raporun, ana sözleşmenin 61. maddesine uygun prosedüre uyulmak suretiyle kesinleşmiş bir rapor olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davalı kooperatifin 31.5.2003 günlü genel kurulun gündemin 6. maddesinde alınan davacıları ilgilendiren ek ödeme ve yükümlülüklere ilişkin 6. maddenin iptaline, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar Hüseyin Selman K. ve Mehmet C. ile davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacılar ve vekilleri, davalı kooperatifin 31.05.2003 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99/2. maddesi hükmüne göre Kooperatifler Kanunu'nun uygulanmasında doğan davalarda basit muhakeme usulü uygulanır. HUMK. nun 507 ve devamı maddeleri hükmüne göre, basit muhakeme usulünde, davacı tarafın kanıtlarını dava dilekçesine eklemesi ve bunların birer örneğinin karşı tarafa tebliğ edilmesi gerekmektedir. Davalı tarafın cevap süresi de, mahkemece verildiği gibi 10 gün değil, ilk duruşma gününe kadardır.
Davacı vekilinin 18.06.2003 günü kayda alınan dava dilekçesi davalı tarafa 01.07.2003 günü tebliğ edilmiş olmakla birlikte, davacı tarafın kanıtlarının dilekçe ile birlikte davalıya tebliğ edildiğine dair bir meşruhat tebligat parçasında bulunmamaktadır. Mahkemece, davacı tarafın kanıtları davalı taraf tebliğ edilerek, davalı tarafın kanıtlarını sunması için süre verilmesi gerekirken, davacı kanıtları davalı tarafa tebliğ edilmeden, savunma hakkını kısıtlar şekilde, ilk oturumda yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 375.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy