(3095 S. K. m. 2) (4389 S. K. m. 22, 14)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 3.6.2003 tarih ve 2002/253-2003/550 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.9.2004 günde davacı avukatı Hüseyin B ile davalı avukatı Cihan T gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerine ait olup, davalı banka nezdinde bulunan dört adet hesaptaki paranın banka şubesinin ikinci müdürünün usulsüz işlemleri sonucu hesaplardan çekildiğini ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile birlikte toplam 20.000.000.000-TL manevi tazminat ile 335.395.044.883 TL.na dava tarihinden itibaren avans oranında faiziyle birlikte olmak üzere 515.497.589.883 TL.nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, banka kayıtlarının esas alınması gerektiğini, dava konusu hesaplara ait hesap cüzdanlarındaki meblağların banka kayıtlarında bulunmadığını, hesaplardan 3 tanesinin açıldıktan sonra hiçbir işlem görmediğini, diğerinin bakiyesinin ise davacılar tarafından sıfırlandığını, davacıların hesaplarındaki paralarla ilgili işlemlerden bilgisi olduğunu, davacıların yüksek gelir sağlamak için banka personeli Zerrin A'a kayıt dışı ve elden para verdiklerini, bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacılara verilen hesap cüzdanlarının banka personeli tarafından bilinçli olarak yanıltıcı şekilde düzenlendiğini, davalı banka kayıtlarında bulunmasa bile, davacıların bu cüzdanların muvazaalı olarak düzenlendiğini ve bilerek cüzdanları aldıkları hususunun davalı tarafından kanıtlanamadığı, iğfal kabiliyeti tam olan 4 adet dava konusu cüzdanda yer alan tutardan davalı bankanın sorumlu olduğu, davacıların olayda müterafik kusurlu bulunduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı, 515.497.589.533 TL'nin davalıdan tahsiline, bu bedel içinde olan 335.395.044.883 TL ana paraya dava tarihinden itibaren %70 ve değişen oranlarda reeskont faiz yürütülmesine, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacılar vekili, davalı banka nezdindeki davacılara ait mevduat hesaplarındaki paranın şube müdür yardımcısı tarafından usulsüz çekildiğini iddia ederek, davacılar hesabındaki paranın tahsilini istemiştir. Mahkemece hükme esas alınan 07.04.2003 tarihli bilirkişi raporunda davacıların akdi faiz alacağı, hesap cüzdanları üzerinde yazılı %107 oranı üzerinden hesap edilmiştir. Bankalar, çalıştırdıkları personelin usulsüz işlemlerinden sorumlu iseler de, bu sorumluluk, bankaların kendi mevzuatına göre olan sorumluluk ile sınırlıdır. Buna göre, davacılar adına açılan mevduat hesaplarında yazılı 04.04.2001-04.05.2001 vade için, davalı bankanın bu tür hesaplara uyguladığı faiz oranı araştırılarak, belirlenen oran üzerinden akdi faize, bu tarihten sonra da 3095 sayılı yasa hükümlerine göre temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, %107 oranında faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14/5-c maddesi gereğince davalı bankanın harçtan muaf olduğu gözetilmeden, davalı bankanın karar ve ilam harcından sorumlu tutulması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 21.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy