(6762 S. K. m. 784, 785)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.05.2003 tarih ve 2001/540-2003/623 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.09.2004 günde davalı avukatı Osman Ş gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin İtalya'dan ithal ettiği bahçe bitkilerinin taşıma işinin davalı tarafından üstlenildiğini, emtianın sözleşmede kararlaştırılandan farklı araca yüklenmesi nedeniyle taşıma sırasında bir çoğunun hasarlandığını, ayrıca davalı şirket elemanlarının varış gümrüğünde kamyon üstü işlem yaptırması gerekirken, yanlışlıkla antrepo beyannamesi düzenlediklerini, malların canlı bitki olması nedeniyle malların dorselerden indirilmesine izin verilmediğini, 10 gün gümrükte kapalı kalan bitkilerin büyük zarar gördüğünü, antrepoya ardiye ücreti ödemek zorunda kalan davacının eşyayı teslim alabilmek için davalıya ayrıca ek ücret ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, toplam zarar olan 10.275.000.000.-TL.nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yükteki hasarın taşıma sırasında meydana gelmediğini, hasarın bitkilerin hava sirkülâsyonu bulunmayan, nem oranı düşük, karanlık ve kapalı ortamda uzun süre beklemesinden kaynaklandığını, gecikmeye ve hasarın doğmasına neden olanın da yükün cinsi konusunda yanlış beyanda bulunan ve navlunu süresinde ödemeyen davacı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasarın meydana gelmesinde iki tarafında kusurlu olduğu, davacının bekleme ve antrepo ücretini davalıdan istemekte haklı olup, meydana gelen 6.375.000.000.-TL. lık hasardan ise tarafların yarı yarıya sorumlu olduğu gerekçesiyle, 9.000.300.000.-TL. nın hükümde yazılı tarihten itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, uluslararası karayolu ile taşıma sırasında verilen hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı şirket elemanlarının kamyon üstü (sup-alan) işlemi yapması gerekirken, yanlış olarak antrepo beyannamesi düzenlediğini, antrepoda malların canlı bitki olduğunun görülmesi üzerine dorselerden indirilmesine izin verilmediğini, araya yılbaşı ve bayram tatili girmesi nedeniyle süresinde gümrükten teslim alınamayan canlı bitkilerin hasar gördüğünü iddia etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İstanbul Zirai Karantina Müdürlüğü'nün 25.12.2000 tarihli yazısında "Dava konusu canlı bitkilerin analiz sonuçlarının 7-10 gün gibi bir sürede belli olması, diğer yandan 10 günlük Şeker Bayramı tatilinin bitkilerin bekleme süresini artıracağı ve soğuk hava koşulları dikkate alındığında ithal edilmekte olan bitkiler üzerinde olumsuz etki yapacağı, analiz süresi belli olana kadar bitkilerin bakımının yapılabilmesi için davacı tarafa yeddi emin olarak bırakılmasının uygun olacağı" davacıya bildirilmiştir. Buna göre, davalı tarafından taşınan canlı bitkilerin gümrükte beklediği sadece taraf beyanlarından değil, idare yazısından da anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 06.05.2003 havale tarihli bilirkişi raporunda tarafların %50'şer oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, kusur oranı raporda soyut gerekçelerle izafe edilmiştir.
Mahkemece, canlı bitkilerdeki bozulmaya etken olaylar ile tarafların kusur oranlarının, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İstanbul Zirai Karantina Müdürlüğü'nün 25.12.2000 tarihli yazısı da dikkate alınarak, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu veya ek raporla belirlenmesi gerekirken, karar vermek için yeterli bulunmayan bilirkişi raporu esas alınarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davacı zararı olarak belirlenen tüm kalemlerin, tarafların kusur oranlarına göre paylaştırılması gerekirken, bekleme ve antrepo ücretinin tümünden davalı tarafın sorumlu tutulması da doğru değildir.
2- Kabule göre ise; canlı bitkilerde meydana gelen bozulma nedeniyle oluşan zarar miktarından, davalı tarafa izafe edilen %50 kusur oranına isabet eden 3.367.500.000.-TL. nın diğer zarar kalemlerine ilavesi suretiyle toplam tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, bitkilerdeki toplam hasar miktarının davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle, hüküm fıkrası ile kararın gerekçesi arasında çelişki yaratılarak, hüküm kurulması da doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy