(6762 S. K. m. 8) (818 S. K. m. 20, 21, 65) (1086 S. K. m. 275)
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.12.2002 tarih ve 2001/1075 - 2002/1196 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı (Karşı Davacı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde açtırdığı mevduat hesabına tahakkuk eden ve hesaba kaydedilen O/N (gecelik) işlem faizlerinden davalı tarafından tek yanlı ve geriye dönük olarak kesinti yapıldığını ileri sürerek haksız ödenmeyen 4.508.333.601 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren % 90 reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı (karşı davacı) vekili, ekonomik kriz dolayısıyla muzayaka halinde iken tahakkuk ettirilen aşırı faiz miktarının B.K.'nun 20 ve 21.maddeleri uyarınca batıl olduğunu savunarak asıl davanın reddine, karşı davada bankanın gabin nedeniyle kesinti yaptığı miktarda borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre T.T.K.'nun 8.maddesi hükmüne göre aşırı da olsa tarafların hür iradeleriyle belirlenen faizin kanuna aykırılığının ileri sürülemeyeceği, B.K.nun 65.maddesi gereğince ahlaka aykırılığa dayanılarak tahakkuk eden faizin geri istenemeyeceği, olayda uyarlama ve gabin koşullarının oluşmadığı, davacının mistakil bir alacak haline getirdiği faiz alacağına faiz işletilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı (karşı davacı) İ.... Bankası (B....bank) A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından bloke edilerek ödenmeyen mevduat faizi alacağının tahsili, karşı dava ise, davacıya tahakkuk ettirilerek hesabına geçirilen O/N (over night) faiz alacağının aşırı bölümünün gabin, ahlaka ve hukuka aykırılık nedenleriyle taraflar arasında yapılan sözleşmenin batıl olduğu iddiası ile davalı - karşı davacı bankanın asıl davada istenilen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemenin itibar ettiği bilirkişi raporunda sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması gereken edimler arası dengesizliğin, hesabın açıldığı anda değil gelişen ekonomik olaylar nedeniyle sonradan doğması nedeniyle gabinin subjektif unsurunun gerçekleşmediği, davalının sözleşmeyi sona erdirme iradesini açıkça belirtmediği, kendiliğinden faiz tahakkukunun tenzili yoluna gittiği oysa bunun takdirinin hakime ait olduğunu, T.T.K.'nun 8.maddesine göre ticari işlerde faizin serbestçe belirlenebileceği, bu nedenle kanuna aykırılıktan bahsedilemeyeceği, B.K.'nun 65.maddesi gereğince ahlaka aykırılık iddiasıyla verilen şeyin istirdadının mümkün olmadığı, uyarlama koşullarının gerçekleşmediği belirtilmiştir. Bilirkişi raporu, banka kayıtları incelenmeden dosya üzerinden hazırlanmış olup piyasanın ve bankanın ekonomik durumu, o dönemde uygulanan faiz oranları gibi maddi olguları yansıtmamaktadır. Bu nedenle mahkemece, B.K.'nun 21.maddesi hükmü uyarınca ülkenin ve davalı bankanın da içinde bulunduğu ekonomik durumda göz önüne alınarak tahakkuk ettirilen (over night) faiz oranlarının öncelikle uyuşmazlık konusu dönemlerde TMSF'na devredilen bankalar dışındaki banka ve aracı kurumların bildirdiği repo, ters repo ve O/N faizleri İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda araştırılarak aşırı olup olmadığı, diğer bir deyişle sözleşmede edimler arasında açık bir dengesizlik (objektif unsur) olup olmadığı, şayet bir nispetsizlik var ise, bunun bankanın o tarihlerde içinde bulunduğu koşullara göre muzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda (subjektif unsur) banka kayıtları üzerinde ekonomist, bankacı ve borçlar hukuku sahalarında uzman öğretim üyelerinden oluşacak yeni bir bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetersiz rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı (karşı davacı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy