(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 21)
Dava : Taraflar arasında görülen davada K Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.07.2003 tarih ve 2003/27 - 2003/246 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirket tarafından İ 12.İcra Müdürlüğü kanalıyla borçlusu M. Tic.A.Ş. aleyhine icra takibine geçildiğini ancak, müvekkili şirket adresine gelinerek haciz yapıldığını, 02.05.2000 tarihinde yeniden haciz için müvekkili şirkete gelindiğinde, şirket yetkilisinden ( 650.000.000.- ) TL ödeme ile ( 20.000.000.- ) TL tahsil harcı olmak üzere toplam ( 670.000.000.- ) TL.nın tahsil olunduğunu, taraflarından K. İcra Tetkik Mercii'nde açtıkları istihkak davasının lehlerine sonuçlanıp, mallara konulan hacizlerin kalktığını, elden ödenen ( 670.000.000.- ) TL.nın sebepsiz kaldığını ileri sürerek, ( 670.000.000.- ) TL.nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ikametgahının ve icra takibinin yapıldığı esas yer icra dairesinin İ olduğunu belirterek, yetki itirazında bulunmuş, esasa yönelik olarak da davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davalı şirket ikametgahı İ'da bulunduğu gibi, davaya konu icra takibinin de İ'da yapılmış olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, dosyanın İ Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı istirdat istemine ilişkin olup, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmayıp, davacı hakkında girişilen haksız icra takibinden dolayı haciz tehdidi altına ödenen bir miktar para ile icra dosyasına harç olarak yapılan ödemenin tahsili amaçlandığına göre, haksız haczin fiilen uygulandığı K'de HUMK.nun 21 nci maddesi uyarınca dava açılmasında bir usulsüzlük bulunmamakla, mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve hatalı gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy