(6762 S. K. m. 12, 18)
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.11.2002 tarih ve 2002/1421 - 2002/1352 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince işyeri poliçesi ile sigortalanan işyerinin depo bölümündeki emtia ve demirbaşların, davalıya ait su saatine gelen borunun patlaması sonucu hasarlandığını, meydana gelen hasardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek sigortalıya ödenen 3.765.282.000 TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakmanın idari yargının görevine girdiğini, adli yargıda açılan davanın yargı yolu bakımından reddi gerektiğini savunarak, davanın görevden reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tazminat talebinin hizmet kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davada idari yargının görevli olduğuna ve yargı yolu açısından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirkete sigortalı işyerinin depo bölümünde bulunan saate dışarıdan gelen İSKİ borusunun patlaması sonucu meydana gelen dahili su hasarı nedeniyle ödenen bedelin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
T.T.K.'nun 18.maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiş, aynı yasanın 12/11.maddesinde su, gaz, elektrik dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır.
Davaya konu olayda da, davacıya sigortalı işyerinde bulunan saatte gelen İ.... borusunun patlaması sonucu hasarın doğduğu anlaşılmış olmasına göre, İ....'nin davacıya sigortalı işyeri ile arasında yapılmış bulunan abonelik sözleşmesi uyarınca su tesisatının bakımını, onarımını yapması gerekli olup özel hukuk sözleşmesinden doğan borcunu yerine getirmediği iddiasına dayalı iş bu davada adli yargı görevli olup, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy