(4458 S. K. m. 238) (2577 S. K. m. 2, 9)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.12.2002 tarih ve 2002/267 - 2002/1454 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin acenteliğini yaptığı 6 adet konteynerin geçici kabulünün yapıldığını, yasal süresinde liman gümrük sahasına tesliminin gerçekleştiğini, 11.07.1998 tarihinde de Silkeborg-816 gemisiyle yurtdışı edildiğini, davalı kurumca süresinde yurtdışı edilmemiş gibi gümrük vergisi ve buna bağlı para cezası kesildiğini, Vergi Mahkemesi'ne açılan davanın süreden reddedildiğini, oysa borçlarının bulunmadığını iddia ederek, 805.000.000.-TL ithal vergisi ve 1.836.000.000.-TL para cezası borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında da dava konusu borcun faizleriyle 5.500.000.000.-TL olarak ödendiğini, bu miktar üzerinden isteklerini istirdat davasına dönüştürdüklerini açıklamıştır.
Davalı vekili, taraflar arasında kesinleşmiş bir mahkeme kararı olduğunu, Vergi Mahkemeleri'nin görevli bulunduğunu, davanın görev yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın konteynerlerin süresinde yurtdışına çıkarılmış olduğu halde süresinde çıkarılmadığı gerekçesiyle, uygulanan cezai müeyyideye ilişkin olduğu, genel mahkemelerin yetkili bulunduğu, 19.03.1998 tarihinde girişi yapılan konteynerlerin yasada öngörülen 3 aylık süre içerisinde ve 18.06.1998 tarihinde sundurma-antrepoya yurtdışına çıkarılmak üzere teslim edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.510.000.000.-TL.nın ödeme tarihi olan 28.02.2002 tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, geçici ithali yapılan konteynerlerin süresi içinde yurtdışı edilmemesi veya yurtdışı edilme hükmünde işleme tabi tutulmaması sebebiyle Gümrük Yasası'nın 238 nci maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen ve ödenen vergi ve para cezasının, işlemin doğru olmadığı olgusuna dayalı istirdadı istemine ilişkindir.
Ancak, davacı, davalı idarenin tahakkuk ettirdiği vergi ve para cezası işleminin doğru olmadığını, ithali yapılan konteynerlerin süresinde yurt dışı edildiğini, ödemiş olduğu vergi ve para cezası tutarının iadesi gerektiğini iddia etmiştir. Uyuşmazlık, davalı idarenin Gümrük Yasası'nın 238 nci maddesine dayalı olarak yaptığı idari işlemden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir. O halde, mahkemece, yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy