(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.07.2003 tarih ve 2002/512-2003/386 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.09.2004 günde davacı avukatı Mesut B geldi, davalılar avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olup, müvekkili ile davalı kooperatifin yapımcı firması olan davalı şirket arasında tanzim edilen sözleşmenin 6 ncı maddesi gereği inşaat bitmeden üyelikten ayrılmak isteyen üyelerin, isteklerini yapımcı firmaya ileterek, o ana kadar yatırdıkları miktarın kendilerine 1 yıl sonra 4 eşit taksitte ödenmesinin gerektiğini, müvekkilinin üyelikten istifa ettiği tarih üzerinden bir yıl geçmiş olmasına rağmen müvekkiline ödenmesi gereken (26.250) DEM.in kendisine ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla girişilen takibe de davalılar tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, davalıların icra takibine vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, %40 icra-inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı Y Yed A.Ş.nin diğer davalı kooperatifin yapımcı firması olup, kooperatif ortaklığından ayrılan üyelerin yatırmış oldukları aidatın iadesi yönünden sorumlu tutulamayacağını, kooperatifle davacı arasında imzalanan sözleşmenin 6 ncı maddesi uyarınca, ayrılmak isteyen üyelere yatırdıkları paraların DEM olarak bir yıl sonra ödeneceğinin belirlendiğini, yaşanan ekonomik kriz nedeniyle bir çok ortağın yatırmış olduğu paraları DEM olarak geri çekmek istediğini, ayrılmak isteyen ortaklara ödemelerin yapılmasının haksızlıklara yol açacağını, yönetim kurulunun iştişari mahiyette görüşerek ayrılmak isteyen ortaklara ödeme yapmama kararı aldığını, davacının yatırdığı paranın (26.250) DEM olmayıp, (22.250) DEM olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacının davalılardan Y Yed A.Ş. ile diğer davalı kooperatife girme hususunda sözleşme imzaladığı, bu sözleşmeye kooperatifin taraf olmadığı, davacının muhatabının sözleşmeye göre davalı şirket, kooperatif kayıtlarına göre davalı kooperatif olduğu davanın ödenen aidatların iadesine yönelik olması nedeniyle davada husumetin şirkete düşmeyeceği, 1163 sayılı Yasa'nın 17 ve davalı kooperatif tip anasözleşmesinin 15 nci maddesine göre, üyelikten ayrılmak isteyenlerin alacaklarının o yılın bilançosunun genel kurulca onaylanmasını takip eden bir ay içerisinde ödeneceğinin hükme bağlandığı, davacının istifasını kooperatife bildirmediğinden kooperatif aleyhine dava açamayacağı gerekçeleriyle, davalı şirket aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan, davalı kooperatif aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatife yatırılan aidatların istirdatı istemine ilişkidir.
Mahkemece, davada kooperatife yatırılan paranın davalı şirketten istenemeyeceği, Kooperatife karşı ise istifa iradesinin ulaşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyada mevcut "SÖZLEŞME" başlıklı belgenin içeriğinden sözleşmenin taraflarının davacı ortak, yüklenici firma ve davalı Kooperatif olduğu anlaşılmaktadır, kaldı ki, davalılar vekilinin cevap dilekçesinde bu sözleşmenin ortak ile kooperatif arasında geçerli olduğu da kabul edilmiştir. Öte yandan, davacının ortaklıktan istifa dilekçesinin davalı Kooperatife ulaşmadığı, bu nedenle davanın zamansız açıldığı yolundaki gerekçenin, davacının istifasının tebliğ edildiği adresin davalı Kooperatifin adresi olması karşısında doğru olduğundan da söz edilemez.
Somut olayda, davacı ortak ayrılma iradesini kooperatife bildirmekle çıkma gerçekleşmiştir.
Ancak, tip Kooperatif ana sözleşmesinin 15 nci maddesine göre devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir. Davacı, 20.04.1999 tarihinde kooperatif ortaklığından çıktığına göre, kooperatif ana sözleşmesinin 15 ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1 nci maddeleri hükümleri gereğince, davacı, dava konusu kooperatife yatırdığı paralarının iadesinden ibaret hakkını, ancak ortaklıktan ayrıldığı 1999 yılı bilançosunun genel kurulca kabulünden bir ay sonra o da aynı kanunun 17/2 nci maddesi uyarınca iade ve ödemelerin geciktirilmesi hakkında Kooperatif genel kurulunca alınmış bir karar yoksa, isteme hakkına haiz olur. Mahkemece, davacının ortaklıktan çıkma payının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17 ve ana sözleşmenin 15 nci maddesi uyarınca sadece Türk Lirası olarak isteyebileceği de gözetilerek belirlenmesi ve hüküm altına alınması gerekirken yazılı olduğu şekilde hatalı bir takım tespitlerle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy