(1163 S. K. m. 46)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.01.2003 tarih ve 2002/542-2003/21 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.10.2004 günde taraf vekilleri tebligata rağmen gelmediler. Temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, haklarında ihraç kararı verilmiş olan birçok üye gibi müvekkilinin de 14.04.2002 tarihli olağan genel kurul toplantısına çağrılmadığını, toplantı gününü haricen öğrenen davacının toplantıya katılarak, alınan kararlara karşı davacının muhalefet şerhini tutanağa yazdırdığını, alınan kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, 14.04.2002 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alınan kararlarda eşitlik ilkesine bir aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iptali istenen gündemin 8 nci maddesinde alınan kararın oybirliği ile alındığı, bu nedenle "tüm kararlara muhalifim" şeklindeki davacının muhalefet şerhinin varlığının uygun görülmediği, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 5 nci maddede alınan kararın ise yeterli oyçokluğu ile alınmadığı ve yoklukla malul bir karar olduğu gerekçesiyle, 14.04.2002 günlü genel kurul kararlarından 5 numaralı madde altında alınan kararın iptaline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili, davalı kooperatifin 14.04.2002 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini istemiştir. Mahkemece, 14.04.2002 tarihli genel kurulda gündemin 8 nci maddesinde alınan kararın oybirliği ile alındığı, davacının muhalefet şerhi bulunmayan bu kararın iptalini isteyemeyeceği gerekçesiyle, bu maddeye ilişkin davacı isteminin reddine karar verilmiştir. Oysa, mahkeme karar gerekçesinde yazılanın aksine, 14.04.2002 tarihli genel kurul tutanağının 8 nci maddesinde alınan kararın, 21 red oyuna karşılık 36 kabul oyu ile ve oy çokluğu ile alındığı görülmektedir. Bu durumda mahkemece, gündemin 8. maddesinde alınan genel kurul kararının yasa, anasözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı yönünde inceleme yapılması gerekirken, yazılı gerekçeyle davacının 8 nci maddenin iptaline ilişkin isteminin reddi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy