(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Elazığ Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.02.2003 tarih ve 2001/457-2003/56 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.10.2004 günde davacı avukatı Ahmet A ile davalılar avukatı Mevlüt B gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket yetkilisi Mehmet Ü'ın şirket borçlandırma yetkisini de taşıyan genel vekaletname ile davalı Nurettin Ü'i müdür olarak atadığını, adı geçenin şirketi kötü idare etmesi nedeniyle 06.10.2000 tarihinde işi bıraktığını ve çek karnesini Mehmet Ü'a devrettiğini, çek karnesinde 0622706 numaralı çek koçanının ne olduğunun sorulması üzerine, davalı Nurettin'in bu çekin yanlışlıkla tanzim edildiğini ve bilahare imha edildiğini söylediğini ve ilgili çek koçanının üzerine iptal yazarak iptal ettiğini, bilahare ilgili çekin şirket adına davalı Nurettin tarafından diğer davalı lehine keşide edildiğinin öğrenildiğini, hile ve sahtecilik nedeniyle çekin bedelsiz olduğunu ileri sürerek, davaya konu (90.000) DEM bedelli çekten ötürü müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yetki itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da, davalı Nurettin'in bu davada taraf ehliyetinin bulunmadığını, davaya konu çekin şirketin zor durumda olması nedeniyle davalı Sezai Ö'dan alınan borç paradan dolayı keşide edildiğini ileri belirterek, davanın reddi ile birlikte %40 inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara nazaran, davacı şirket temsilcisince 26.05.2000 tarihli vekaletname ile Nurettin Ü'in şirkete vekil tayin edildiği, 02.08.2001 tarihinde ise vekaletten azledildiğini, azlin 08.08.2001 tarihinde tebliğ edildiği, 04.10.2000 tarihli protokole göre davacı şirketin Sezai Ö, Atilla Ş ve Ahmet F'tan (90.000) DM borç para aldığı bu borca karşılık davaya konu çekin verildiğinin görüldüğü, oysa protokolde şirkete para vermiş olarak görünen Atilla Ş'in ceza yargılaması esnasında şirkete borç para vermediğini beyan ettiği, çek koçanında da şirket adına keşide eden davalı Nurettin'in iptal şerhi ve imzasının bulunduğu, çekin Nurettin'in yetkisinin kalkmasından sonra keşide edildiği, protokolün gerçeği yansıtmadığı, çek hamilinin Nurettin'in teyzesinin oğlu ve eniştesi olduğu, Nurettin'in davacı şirketi davanın kabulü ile davaya konu çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava hile ve sahtecilik iddiasına dayalı olarak açılmış, kambiyo senedinden (çekten) dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemi ile birlikte kötü niyet tazminatının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davada iddia, 04.10.2000 tarihli protokolün ve bu protokole dayalı olarak düzenlenen çekin sahtecilik ve hile ile düzenlenmiş olmasına dayandırılmış, davalılar tarafından söz konusu protokolün ve çekin davacı şirketin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntı ve dava dışı Aziz Ç'den şirket adına satın alınan Palu ilçesinde bulunan kum eleme, yıkama, kırma tesisi bedelinin ödenmesi için alınan ödünç para için tanzim edildiği savunulmuştur. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu sonuca iddianın sahtecilik olgusuna dayandırılması da gözetilerek, tarafların sunacakları her türlü delilin değerlendirilmesi suretiyle ulaşıldığından söz etme imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece bu durumda yapılacak iş, iddia ve savunma doğrultusunda tarafların tüm delilleri toplanmak suretiyle ve aynı iddialarla açıldığı anlaşılan Elazığ 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2001/736 Esasında görüldüğü anlaşılan ceza yargılaması sonucunun bekletici mesele yapılması suretiyle, anılan protokol tarihiyle örtüşen bir biçimde davacı şirket adına kum ocağı satın alınıp, alınmadığı, böyle bir ocağın davacı şirkete devredilip, edilmediği, edilmişse satın alma bedeli ile bu bedelin nereden karşılandığı gibi tüm hususlar değerlendirilerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy